<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sanalkurs.net Blog</title>
	<atom:link href="http://blog.sanalkurs.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.sanalkurs.net</link>
	<description>Sanalkurs.net'ten Haberler &#38; Gelişmeler &#38; Olaylar</description>
	<lastBuildDate>Sun, 15 Jan 2012 21:24:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>5. Sanalkurs Bilişim Seminerleri</title>
		<link>http://blog.sanalkurs.net/5-sanalkurs-bilisim-seminerleri.html</link>
		<comments>http://blog.sanalkurs.net/5-sanalkurs-bilisim-seminerleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2012 05:43:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular & Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Featured Articles]]></category>
		<category><![CDATA[5. sanalkurs semineri]]></category>
		<category><![CDATA[ali uçar]]></category>
		<category><![CDATA[android eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[başarısoft]]></category>
		<category><![CDATA[hakan çamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[halid özgür]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul bilişim üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[muharrem taç]]></category>
		<category><![CDATA[photoshop]]></category>
		<category><![CDATA[sahne akademi]]></category>
		<category><![CDATA[siracel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.sanalkurs.net/?p=779</guid>
		<description><![CDATA[Edirne&#8217;de Trakya Üniversitesi&#8217;nde gerçekleştirdiğimiz  4. seminer sonrası sıra 5. sini organize etmeye gelmişti. İstanbul Gelişim Üniversitesi&#8216;nden Gelişim Stüdyo Kulübü öncülüğünde Betül Aydın arkadaşımızdan gelen çağrı üzerine harekete geçtik ve birkaç günlük görüşme sonrası konularımızı netleştirdik. Photoshop&#8217;ta Renk Ayarları konusuyla Ali Uçar,Web Tasarım Temelleri ve Teknikleri konusuyla Siraceddin El, Illustrator ve Renkler konusuyla Halid Özgür, HTML5 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Edirne&#8217;de Trakya Üniversitesi&#8217;nde gerçekleştirdiğimiz  4. seminer sonrası sıra 5. sini organize etmeye gelmişti. <strong><a title="İstanbul Gelişim Üniversitesi" href="http://www.gelisim.edu.tr" target="_blank">İstanbul Gelişim Üniversitesi</a></strong>&#8216;nden <a href="http://www.facebook.com/GelisimStudyo" target="_blank"><strong>Gelişim Stüdyo Kulübü</strong></a> öncülüğünde <strong><a href="http://www.facebook.com/b3tulaydin" target="_blank">Betül Aydın</a></strong> arkadaşımızdan gelen çağrı üzerine harekete geçtik ve birkaç günlük görüşme sonrası konularımızı netleştirdik. Photoshop&#8217;ta Renk Ayarları konusuyla <strong>Ali Uçar</strong>,Web Tasarım Temelleri ve Teknikleri konusuyla <strong>Siraceddin El</strong>, Illustrator ve Renkler konusuyla <strong>Halid Özgür</strong>, HTML5 ve Yenilikleri konusuyla <strong>Hakan Çamoğlu</strong>, Android İçin Uygulama Geliştirmek konusuyla da <strong>Muharrem Taç</strong> hocamız seminerde konuşmacı olarak yer alacak isimlerdi. Bugünlerde ismini yeni duyurmaya başlayan <a href="http://www.sahneakademi.com/" target="_blank">Sahne Akademi</a> de sponsorlarımız arasındaki yerini alıyordu.</p>
<p>Seminer salonunun sınırlı olması sebebiyle dışarıdan katılım olmayacaktı. Çünkü yönetim, okuldan ciddi bir katılım bekliyordu.</p>
<p><strong>Betül Aydın</strong> arkadaşımızın yanısıra Gelişim Üniversitesi Öğretim Görevlisi <strong><a href="http://www.facebook.com/profile.php?id=100000515422572" target="_blank">Zeynep Yurttaş</a></strong> hocamız süreci yakından takip ettiler ve olması gerekenler konusunda sürekli iletişim içinde olarak bizleri bilgilendirdiler. Ayrıca organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen <strong>Oğuzhan ARDAHAN, Ertan ÖZDEMİR</strong> isimli arkadaşlarımızı unutmamak lazım. <strong>Zafer Aziz Özer</strong> arkadaşımız da seminer boyunca seminer fotoğraflarını çekerek bizlere büyük katkıda bulundu.</p>
<p>Artık geriye sadece seminer programının icrası kalmıştı.</p>
<p>Seminer günü geldiğinde bütün konuşmacılarımız ve diğer Sanalkurs ekibi <strong><a href="http://www.facebook.com/atekin67" target="_blank">Abdullah Tekin</a>, <a href="https://www.facebook.com/irresistiblem" target="_blank">Asım Ekinci</a>, <a href="http://www.facebook.com/irfanevrens" target="_blank">İrfan Evrens</a>, <a href="http://www.facebook.com/OguzhanAkkoc2" target="_blank">Oğuzhan Akkoç</a>, <a href="http://www.facebook.com/profile.php?id=1108630152" target="_blank">Salih Yaman</a></strong>, <strong>Talha Tekin</strong> olarak salondaki yerini almıştı. Salon ise <strong>Gelişim Üniversitesi</strong> öğrencileriyle tamamen dolmuştu. Katılım üst düzeydeydi, arka sıralarda yer bulamadığı için yerde oturan öğrenciler de göze çarpıyordu.</p>
<p>İlk önce <strong>Betül Aydın</strong> sahneye çıkarak programla ilgili kısa bir açıklama yaptı. Peşinden öğretim görevlisi <strong>Hüseyin TAŞ</strong> hocamız, sahnede öğrencilere seminer içeriği hakkında bir bilgilendirmede bulundu. Hemen sonrasında ise <strong>Siraceddin El</strong>, Sanalkurs ve şimdiye kadar organize ettikleri seminerler hakkında programa katılan öğrencileri bilgilendirdi.</p>
<div id="attachment_782" class="wp-caption aligncenter" style="width: 580px"><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2012/01/1.jpg"><img class=" wp-image-782" title="1" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2012/01/1.jpg" alt="" width="570" height="380" /></a><p class="wp-caption-text">Salon tamamen dolmuştu.</p></div>
<p><strong>1. PHOTOSHOP:</strong> RENK YÖNETİMİ VE RENKLERLE İŞLEMLER / <strong>ALİ UÇAR</strong></p>
<p>Seminer programı <strong><a href="http://www.aliucar.com" target="_blank">Ali Uçar</a></strong>&#8216;ın Photoshop&#8217;taki Adjustments menüsü altındaki renklerle ilgili işlemler hakkında bilgi veren ve örnekler sunan semineri ile başladı. <strong>Ali Uçar</strong>, fotoğraflardaki renkleri açma olayından siyah beyaz yapmaya, renk değerlerini değiştirmeye kadar pek çok noktada detaylı açıklamalarla bizleri bilgilendirdi.</p>
<div id="attachment_783" class="wp-caption aligncenter" style="width: 579px"><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2012/01/2.jpg"><img class=" wp-image-783" title="2" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2012/01/2.jpg" alt="" width="569" height="381" /></a><p class="wp-caption-text">Ali Uçar, Photoshop&#39;ta Renkler konusunu anlattı.</p></div>
<p><strong>2. WEB TASARIM:</strong> TEMELLER VE TEKNİKLER / <strong>SİRACEDDİN EL</strong></p>
<p>Seminerin ikinci konuşmacısı <strong><a href="http://siracel.com" target="_blank">Siraceddin El</a></strong>, web tasarım ve web tasarımcı ilişkisinden bahsederek başladığı konuşmasına web tasarımının temelinde dikkat edilmesi gereken hususlara yer verirken, tasarım yapanların faydalanabileceği bazı püf noktaları ve ipuçlarını da bizlerle paylaştı.</p>
<div id="attachment_784" class="wp-caption aligncenter" style="width: 579px"><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2012/01/3.jpg"><img class=" wp-image-784" title="3" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2012/01/3.jpg" alt="" width="569" height="385" /></a><p class="wp-caption-text">Siraceddin El, Web Tasarım Temelleri ve Teknikleri konusunu anlattı.</p></div>
<p><strong>3. HTML 5:</strong> YENİ NESİL WEB SİTELERİ / <strong>HAKAN ÇAMOĞLU</strong></p>
<p>Son günlerde ciddi gelişmeler gösteren ve daha önce yapamadığımız bir çok işlemi yapabilme fırsatı veren HTML 5 teknolojisini ele alan <strong><a href="http://camoglu.net" target="_blank">Hakan Çamoğlu</a></strong>, hem yeni gelişmeleri anlattı, hem de bazı örnekler sergileyerek HTML5 ile neler yapılabileceğini gösterdi. Ayrıca HTML 5 teknolojisi ile internet ortamına aktarılan <strong>Cut The Rope</strong> isimli popüler oyunu oynadı ve her level atlayışında büyük alkış aldı. Eğlenceli sunumu ile öğrencilere HTML 5&#8242;i aktardı.</p>
<div id="attachment_785" class="wp-caption aligncenter" style="width: 580px"><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2012/01/4.jpg"><img class=" wp-image-785" title="4" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2012/01/4.jpg" alt="" width="570" height="382" /></a><p class="wp-caption-text">Hakan Çamoğlu HTML5 ile Yeni Nesil Web Sitelerini ele aldı.</p></div>
<p><strong>4. ILLUSTRATOR:</strong> RENKLER / <strong>HALİD ÖZGÜR</strong></p>
<p>Grafik tasarımcıların ve vektör işlemlerle uğraşanların en büyük vazgeçilmezi olan Illustrator programında renklerle olan işlemleri şimdiye kadar gördüklerimizin dışında bir boyutla ele alan <strong><a href="http://www.vidobu.com/halidozgur/" target="_blank">Halid Özgür</a></strong>, ipuçları, püf noktaları ve bilmediğimiz yeni renk kullanımı özellikleriyle son derece etkili bir sunum gerçekleştirdi. Steve Jobs&#8217;a benzerliği ile dikkat çeken <strong>Halid Hoca</strong> esprileri ve anlatımıyla güne damgasını vuran isimlerdendi.</p>
<div id="attachment_786" class="wp-caption aligncenter" style="width: 579px"><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2012/01/5.jpg"><img class=" wp-image-786" title="5" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2012/01/5.jpg" alt="" width="569" height="381" /></a><p class="wp-caption-text">Halid Özgür, Illustrator&#39;de Renkler konusunu anlattı.</p></div>
<p><strong>5. ANDROID:</strong> ANDROID İLE YAZILIM GELİŞTİRMEK / <strong>MUHARREM TAÇ</strong></p>
<p>Android yazılımı konusunda Türkiye&#8217;nin en etkin isimleri arasında yer alan <strong><a href="http://www.muharremtac.com" target="_blank">Muharrem Taç</a></strong> hocamız, Android işletim sistemli akıllı telefon kullanımının arttığı bir Türkiye&#8217;de, Android ile nasıl yazılım geliştirilebilir, nereden başlamak gerekir gibi rehber olabilecek nitelikte bilgiler iletti. Kullanım kolaylıkları, kullanım alanları ve yazılım esnasında dikkat edilmesi gereken bazı hususları ele aldı.</p>
<div id="attachment_787" class="wp-caption aligncenter" style="width: 580px"><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2012/01/6.jpg"><img class=" wp-image-787" title="6" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2012/01/6.jpg" alt="" width="570" height="381" /></a><p class="wp-caption-text">Muharrem Taç, Android ile nasıl yazılım geliştirilebileceğini anlattı.</p></div>
<p><strong>ÇEKİLİŞLER</strong></p>
<p>Seminer programımız esnasında yaptığımız çekilişte 5 arkadaşımız Sahne Akademi&#8217;den Flashdisk kazanırken, 6 arkadaşımız da Başarısoft Eğitim Kurumu&#8217;ndan Photoshop, InDesign, Illustrator, Flash, Dreamweaver ve Corel eğitimleri kazandı. Kendilerini tebrik ediyoruz.</p>
<p><strong>Eğitim kazanan isimler ise şöyleydi:</strong></p>
<ol>
<li>Yiğit AKPINAR (Dreamweaver Eğitimi),</li>
<li>Damla ESTİ (Flash Eğitimi),</li>
<li>Pervin GÜNDOĞAN (Photoshop Eğitimi),</li>
<li>Recep YEŞİLKAYA (Corel Draw Eğitimi),</li>
<li>Gürsel SARICI (Illustrator Eğitimi),</li>
<li>Semanur ARAS (InDesign Eğitimi)</li>
</ol>
<p><strong>SONUÇ</strong></p>
<p>İnanıyoruz ki, 5. Sanalkurs Seminerleri de amacına ulaştı ve Gelişim Üniversitesi&#8217;nde eğitim gören öğrencilerden oluşan tüm katılımcılar memnun olarak ayrıldı. Bu seminerde uzman konuşmacılarımız hem bilgi, hem de tecrübeleriyle herkese pek çok şey kattı. Hem eğlenceli, hem üst düzeyde bir seminer havası oluştu, hem de güzel dostluklar gerçekleşti.</p>
<div id="attachment_788" class="wp-caption aligncenter" style="width: 581px"><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2012/01/7.jpg"><img class=" wp-image-788" title="7" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2012/01/7.jpg" alt="" width="571" height="406" /></a><p class="wp-caption-text">Seminerin organizasyonunda büyük emeği olan ve son derece güzel bir ortamda güzel bir program yapılmasını sağlayan Zeynep Yurttaş (Sağda) ve Betül Aydın&#39;a (Ortada) Sanalkurs.net olarak plaketlerini takdim ettik.</p></div>
<p><strong>AYRICA ÖZEL TEŞEKKÜRLER:</strong></p>
<ul>
<li>Anlatımları ile son derece harika bir tablo çizerek renkli seminerler sunan <strong>Ali Uçar</strong>, <strong>Siraceddin El</strong>, <strong>Hakan Çamoğlu</strong>, <strong>Halid Özgür</strong> ve <strong>Muharrem Taç</strong> hocalarımıza,</li>
<li>Aslında seminerin gerçekleşmesi var gücüyle çalışan ve kusursuz bir organizasyon gerçekleştiren <a href="http://www.facebook.com/GelisimStudyo" target="_blank"><strong>Gelişim Stüdyo</strong> <strong>Kulübü</strong></a> ekibi <strong>Betül AYDIN</strong>, <strong>Oğuzhan ARDAHAN</strong>, <strong>Ertan ÖZDEMİR</strong>&#8216;e, özellikle tüm seminerin asıl mimarı olarak çok çalışan ve bütün övgüleri hakeden değerli <strong>Zeynep YURTTAŞ</strong> hocamız ile <strong>Betül AYDIN</strong> arkadaşımıza,</li>
<li>Zonguldak’tan bu kez kalkıp gelerek seminere manevi destek anlamında da yanımızda olan <strong>Abdullah Tekin</strong> ve ekibine, Sakarya&#8217;dan gelerek program katılan ve destek olan Sanalkurs ekibinden <strong>Oğuzhan Akkoç</strong>&#8216;a,</li>
<li>Seminer programı için bizlerin yanında olan ve bizlerle birlikte koşturan, gerektiğinde ofisinde bizleri misafir edip ağırlayan, PHP Haber Sistemi yöneticisi <strong><a href="http://phphabersistemi.com/">Asım Ekinci</a></strong>‘ye,</li>
<li>Seminer sponsorumuz olarak elinden geleni yapan Sahne Akademi ve Başarısoft yöneticisi <strong>Hilmi Mısırlı</strong>’ya,</li>
<li>Seminer esnasında fotoğraflar çekerek bu önemli günü ölümsüzleştiren <strong>Zafer Aziz ÖZER</strong> arkadaşımıza,</li>
<li>Seminere katılarak uzaktan yakından aramıza katılan ve salonu dolduran bütün katılımcı dostlarımıza,</li>
<li>Burada ismini belirtmeyi unuttuğumuz bütün gizli kahramanlara ve emeği geçen herkese,</li>
</ul>
<p><strong>ÇOK ÇOK TEŞEKKÜRLER…</strong></p>
<p>Bir başka seminerde tekrar bir araya gelmek ümidiyle…</p>

<p class="sayac_bilgi"><b><i>Bu yazı toplam 3241, bugün ise 113 kez okundu.</i></b></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.sanalkurs.net/5-sanalkurs-bilisim-seminerleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Usta Çizer Bengi Gençer</title>
		<link>http://blog.sanalkurs.net/usta-cizer-bengi-gencer.html</link>
		<comments>http://blog.sanalkurs.net/usta-cizer-bengi-gencer.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Aug 2011 19:35:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[bengi gencer]]></category>
		<category><![CDATA[bengi gençer ile röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[bengi gençer kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[e-dergi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanalkurs E-Dergi]]></category>
		<category><![CDATA[sanalkurs röportaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.sanalkurs.net/?p=757</guid>
		<description><![CDATA[Tübitak Bilim Çocuk Dergisine yaptığı çizim­lerle öne çıkan ve daha çok çocuklara yönelik yayın yapan farklı mecralarda illüstrasyonlar çizen başarılı bir çizerle kısa bir söyleşi gerçekleştirdik. Kendiniz bir kaç cümle ile ta­nımlamanız gerekseydi, nasıl ifade ederdiniz? Kurşun kalemi, kağıdı, doğayı ve sessizliği seven bir illüstratörüm. Öğrencilik yıllarında tasarım alanında çalışmalarını takip etti­ğiniz, etkilendiğiniz isimler oldu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot040.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-758" title="ScreenShot040" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot040.jpg" alt="" width="285" height="394" /></a><em><strong>Tübitak Bilim Çocuk Dergisine yaptığı çizim­lerle öne çıkan ve daha çok çocuklara yönelik yayın yapan farklı mecralarda illüstrasyonlar çizen başarılı bir çizerle kısa bir söyleşi gerçekleştirdik</strong>.</em></p>
<p><strong>Kendiniz bir kaç cümle ile ta­nımlamanız gerekseydi, nasıl ifade ederdiniz?</strong></p>
<p>Kurşun kalemi, kağıdı, doğayı ve sessizliği seven bir illüstratörüm.</p>
<p><strong>Öğrencilik yıllarında tasarım alanında çalışmalarını takip etti­ğiniz, etkilendiğiniz isimler oldu mu? </strong></p>
<p>O zamanlar internet erişimi gündelik hayatın bu kadar içinde değildi. Herkes internet kullanı­cısı değildi. O yüzden öğrencilik yıllarımda tasarımcıları daha çok dergiler, kitaplar ve kataloglar aracılığıyla takip ediyordum. Kü­tüphanede zaman geçirmeyi sevi­yorduk. Özellikle font tasarımına ilgi duyuyordum. İlk aklıma gelen isim ise Emigre.</p>
<p><strong>Grafik tasarım işine başlama ve bu işi sürdürme sürecinde zor­luklarla karşılaştınız mı?</strong></p>
<p>Öğrenciyken çalışmaya başladı­ğımda ajansların güvenilirlikleri ile ilgili sorunlar yaşamıştım. Edindi­ğim tecrübeler sayesinde mezun olduktan sonra sıkıntı çekmedim. Uluslararası bir firmada grafik tasarımcı olarak çalışırken, ajanslarda ol­duğumdan daha güven­de hissettiğimi söyleye­bilirim</p>
<p><strong>Sizce tasarım dünya­sını gelecekte neler bekliyor?</strong></p>
<p>Özgünlüğün daha da nadir ve değerli olduğu, kopya işlerin daha da arttığı bir gelecek.</p>
<p><strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot037.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-759" title="ScreenShot037" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot037.jpg" alt="" width="231" height="239" /></a></strong><strong>Çalışma tarzınızdan, çizim ve tasarım yaparken çalıştığınız or</strong><strong>­tamın özelliklerinden bahseder misiniz?</strong></p>
<p>Boş bir masa, içi dolu bir kaç ka­lemlik, bir kaç çizgisiz çizim defte­ri ve dizüstü bilgisayarım bir ara­daysa benim için ideal bir çalışma ortamı oluşmuş demektir. Digital çizimlerimde tablet kullanıyorum, fakat en çok kurşun kalem ile çizim yaparken mutlu oluyorum.</p>
<p><strong>”Grafik ve tasarım” kelimeleri size neler çağrıştırıyor? </strong><strong></strong></p>
<p>Bana görsel içerikli bir bulmacayı çözmeyi ve seçenekleri azaltmayı çağrıştırıyor.</p>
<p><strong>İleriye dönük hedefleriniz ne­ler? Hangi sektör veya sektörler­de çalışmayı düşünüyorsunuz? </strong></p>
<p>Şu an illüstrasyon alanında çalı­şıyorum. İlerde de illüstrasyonun farklı alanlarında çalışmaya devam etmek isterim.</p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot038.jpg"><img class="size-full wp-image-760 alignright" title="ScreenShot038" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot038.jpg" alt="" width="323" height="226" /></a><strong>Türkiye’nin grafik tasarım açı­sından dünyadaki konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? </strong></p>
<p>Kimi işlere baktığınızda tasarım­cısını da, ülkesini de doğru tahmin edebilirsiniz. Umarım yakın za­manda özgünlüğe ve fikre verilen değer artar ve Türk tasarım ve tasa­rımcıları dünya çapında tanınırlar.</p>
<p><strong>Eğitimi almayı planlayan öğren­cilere ne gibi önerilerde bulun­mak istersiniz?</strong></p>
<p>Grafik ve tasarım eğitimi alma­dan önce, ilgili bölümlerle, hoca­larla, öğrencilerle ve grafik tasa­rımcılarla görüşmelerini öneririm. Grafik tasarım, bir çok görsel tasa­rım alanını kapsadığı için mezun olduklarında neler yapabilecekle­rini bilmeleri, doğru karar verme­leri açısından önemlidir.</p>
<p><em> <strong>BENGİ GENÇER kimdir?</strong></em><br />
<em>1979 Ankara’da doğdu, Mersin’de büyüdü. Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Ta­sarım Bölümü 2001 Mezunu. Free­lance çalışıyor. Bir-Yay Yayınevi için masal, öykü ve ders kitapları çiziyor. Tübitak Bi­lim Çocuk ve Tübitak Meraklı Minik çocuk dergileri için her ay farklı ko­nuları çiziyor. Kağıt ve kalemi, wacom tabletini, klavye kısayollarını, filtre kahve­yi, marzipanlı çikolatayı, kakaolu keki, yeşil çayı, yemek yapmayı, sofra kurmayı, çöpü atmayı, çiçek­lerle ilglilenmeyi, organik atıkları toprağa gömmeyi, geri dönüşüm atıklarını ayırmayı, mavi gökyüzü­nü, kırmızı ojeyi, Celil Oker kitapla­rını, Can Göknil illustrasyonlarını, Picasso‘nun herşeyini, yürümeyi, Alice in Chains‘i, 90’ları, siyahı, yeşi­li, beyazı, zeytinyağını, meyvelerin tümünü, sabahın erken saatlerini, soğuk kumsalı ve doğayı seviyor. Evli ve mutlu!</em></p>
<p><em><strong>Söyleşi: Kübra AKOVA</strong></em></p>

<p class="sayac_bilgi"><b><i>Bu yazı toplam 21004, bugün ise 5 kez okundu.</i></b></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.sanalkurs.net/usta-cizer-bengi-gencer.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Web Arayüz Tasarımcısı Hasan Yalçın</title>
		<link>http://blog.sanalkurs.net/web-arayuz-tasarimcisi-hasan-yalcin.html</link>
		<comments>http://blog.sanalkurs.net/web-arayuz-tasarimcisi-hasan-yalcin.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Aug 2011 12:52:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[e-dergi]]></category>
		<category><![CDATA[hasan yalçın]]></category>
		<category><![CDATA[hasan yalçın ile röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[sanalkurs]]></category>
		<category><![CDATA[Sanalkurs E-Dergi]]></category>
		<category><![CDATA[sanalkurs röportaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.sanalkurs.net/?p=750</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Web tasarımla az çok ilgilenen herkesin yakından tanıdığı bir ismi konuk ediyoruz bu kez sayfalarımıza. Sektörün önde gelen önemli isimlerinden biri olan Hasan Yalçın ile son derece samimi bir sohbet gerçekleştirdik. Bilgisayar ve internetle tanışmanız nasıl oldu, ilk önce bundan başlayalım isterseniz&#8230; Bilgisayar ile ilk tanışmam 80’li yılların ortalarında, ZX Spectrum 48K makineler ile oldu, internet ile ise [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-751" title="ScreenShot029" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot029.jpg" alt="" width="237" height="280" /></p>
<p><em><strong>Web tasarımla az çok ilgilenen herkesin yakından tanıdığı bir ismi konuk ediyoruz bu kez sayfalarımıza. Sektörün önde gelen önemli isimlerinden biri olan Hasan Yalçın ile son derece samimi bir sohbet gerçekleştirdik.</strong></em></p>
<p><strong>Bilgisayar ve internetle tanışmanız nasıl oldu, ilk önce bundan başlayalım isterseniz&#8230;</strong></p>
<p>Bilgisayar ile ilk tanışmam 80’li yılların ortalarında, ZX Spectrum 48K makineler ile oldu, internet ile ise sanırım 96 yılında tanıştım.</p>
<p><strong>Web arayüz tasarımı gibi özel bir alanda uzman olmaya sizi sürükleyen olaylar nasıl gelişti?</strong></p>
<p>Internette girdiğim ilk site mtv.com olmuştu, müziğe de ilgim olduğu için siteye hayran kalmıştım, o zamanlar amatör olarak dijital grafik işleri ile uğraşıyordum. “Tanrım, ben de böyle bir şey yapabilmeliyim” dedim, ardından Marmaris Belediyesinin Türkiye’deki ilk örneklerinden olan bir kiosk çalışmasının ekranlarını tasarladım ve gerisi çorap söküğü gibi geldi.</p>
<p><strong>Sizce “Arayüz tasarımı” dendiğinde nasıl bir şey anlamalıyız? Yani, bir arayüz tasarımcısı ne gibi işler yapar?</strong></p>
<p>Ben arayüz tasarımcısının işinin arayüz tasarımcılığı olduğuna inananlardanım. Yani bir kod veya programlama bilgisine sahip olmasına gerek yok bence. Arayüz tasarımcısını, “kullanıcıların eriştiği her platformdaki görsel iletişim sorunlarını çözen kişi” olarak tanımlayabilirim. Bir arayüz tasarımcısı, TV ekranında görülen ses seviye grafiğinden, karmaşık kiosk ekranlarına, mobil uygulama arayüzlerinden, karmaşık web sitelerine kadar her grafik temelli iletişim unsurunu tasarlayabilmelidir bence.</p>
<p><strong>Arayüz tasarımında hangi programları kullanmak gerekiyor? Meşhur Photoshop mu, Fireworks mü tartışmasında siz hangi taraftasınız mesela? <img src='http://blog.sanalkurs.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </strong></p>
<p>Ben Photoshop kullanıyorum; bu bir alışkanlık. 12 yıl önce Microsoft Image Composer diye bir program ile harikalar yaratıyordum örneğin. Fireworks kullananlara saygım sonsuz, web tasarımı için çok kullanışlı ve süper özellikleri olduğunu düşünüyorum, ancak henüz tasarımlarımda Fireworks kullanmaya başlamadım. Kim bilir belki bir gün… <img src='http://blog.sanalkurs.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>Şüphesiz web tasarımı uzmanlığı ülkemizde eksiliği hissedilen önemli bir alan. Bu konuda uzmanlaşmak isteyenlere nelerönerirsiniz? Nasıl bir yol haritası izlemeliler?</strong></p>
<p>Bu konuda kendi sitemde de bir çok makale yazdım, aslında çok uzun bir konu. Ya kendilerini yetiştirip geliştirmeliler, ya da bu işin eğitimini alıp yine kendilerini yetiştirip geliştirmeliler. Bol bol çalışma ile yenilikleri takip ederek, pratik yapmak en iyi yöntem. İyi bir ajansta, iyi bir tasarım ekibinin yanında işe başlamak da iyi bir yöntem olabilir.</p>
<p><strong>Sizce bir web tasarımcısı için “web tasarımcı” olmanın kriterleri sizce neler?</strong></p>
<p>Öncelikle her yaratıcı uzmanlık dalında olduğu gibi biraz yetenekli olması gerek tasarımcının. Yaratıcı olması, gözlemci ve çözüm odaklı hızlı düşünebilen biri olması, aklındakileri dijital ortama kolayca aktarabilmesi bir tasarımcının önde gelen özellikleri olmalı. Hayal gücü geniş olmalı aynı zamanda tabii, bunu unutmamak lazım.</p>
<p><strong>Web tasarımı hususunda ilk öğrenilmesi gereken konu ya da prensip sizce ne olabilir?</strong></p>
<p>Bence sade bir internet kullanıcısı gibi düşünüp görsel olarak çözüme giden yolda en profesyonel şekilde hareket etmeyi öğrenmek olmalı.</p>
<p><strong>Web tasarımı için sizce kurallar var mıdır?</strong></p>
<p>Elbette, kendi içerisinde bir çok kural barındıran bir olgu web tasarımı. Renklerle ilgili, tipografik, işlevsel, fonksiyonel bir çok kural var uymanız gereken. Ayrıca takip edilmesi gereken bir çok moda, trend ve yenilik de mevcut.</p>
<p><strong>Sizce web tasarımının olmazsa olmaz unsurları neler?</strong></p>
<p>Bence bir tasarımdaki en olmazsa olmaz unsur; en basit şekliyle kullanıcıya %100 hitap edebilmesidir.</p>
<p><strong>Bir web sitesinin başlangıcından nihayetine kadar olan aşamaları sizin projelerinizde nasıl şekilleniyor?</strong></p>
<p>Biz tasarımcılar bir çok birimle ortak şekilde çalışırız, proje yöneticileri, kodlamacılar, programcılar v.b. Kısaca özetlemek gerekirse proje yöneticileri bize yapılacak tasarımla ilgili bir brief ve doküman verirler, müşteriden gelen istekler doğrultusunda tasarım başlar, bu esnada programcılar sitenin temelini atarlar. Onay sürecinin sonunda yaptığımız tasarımlar arayüz geliştiricilere gider ve kodlama başlar, sonrasında programlama bölümü ile birleşir ve site inşa olur.</p>
<p><strong>Genç bir web tasarımcı kendini geliştirmek için neler yapabilir?</strong></p>
<p>Bol bol tasarım kaynaklarını takip etmeli. Yeni trend ve teknolojiler ile ilgili beslenmeli, mümkün olduğunca bağımsız tasarım pratikleri yaparak özgün bir tarz oluşturmaya çalışmalı.</p>
<p><strong>Siz de bilirsiniz ki, tasarım işi görsellikle ilgili bir konu olduğundan kişiden kişiye beğenme durumu çok farklılık gösterebiliyor. Şahsi tercihler bazen tasarım çizgisinin dışına çıkabiliyor. Tasarımcıların işi de bu tür durumlarda bir hayli zorlaşıyor. Siz bu tür durumlarla karşılaşıldığında nasıl bir yol takip ediyorsunuz?</strong></p>
<p>Evet, özellikle ülkemizde hemen herkes her konuda uzman olduğu (!) için bu gibi durumlar sık sık başıma geliyor. Bu durumda sadece benim değil, genelde tercih edilebilecek iki yol var, birincisi ceketi alıp çıkmak, diğeri ise her şeye tamam deyip, özgünlüğünü yitirmiş bir proje teslim etmek. İkinci yolu tercih ederseniz o işi portföyünüze ekleme şansınız kalmıyor. Aslında bir de agresif şekilde bu atakları karşılayıp, kendi isteklerinizi müşteriye kabul ettirmek gibi bir yöntem var ama zor bu tabii. Ne yazık ki işi uzmanına bırakmak yerine kişisel tercih, fikir ve önerileri işlevsel olmasa bile dayatmak sadece tasarım değil bir çok sektördeki uzm<img class="alignright size-full wp-image-752" title="ScreenShot028" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot028.jpg" alt="" width="226" height="242" />anın problemi olduğunu düşünüyorum. Gerçektende tasarımcılar kendilerini sadece sanatsal anlamda değil, web teknolojileri konularında da güncel tutmak durumundalar. Ben günlük yaklaşık 100-150 kadar RSS/ site takip ediyorum. Aynı zamanda bu mecralardan edindiğim bilgi ve kaynakları da sitemde ve çeşitli sosyal ağlarda paylaşıyorum. Bu paylaşımlarıma ulaşan takipçilerim bu kaynaklara da doğrudan ulaşıyorlar.</p>
<p><strong>Bir projeyi şahsen çok önemli diye değerlendirmenizi sağlayan bir kriter var mı?</strong></p>
<p>Bence tek sayfalık da olsa, 150 sayfalık da olsa her proje önemlidir. Asıl önemli olanın ise proje sahibinin vizyonu olduğunu düşünüyorum. Size verdiği elektrik zaten size o işin ne kadar önemli olup olmadığını hissetirir genelde.</p>
<p><strong>Şimdiye kadar ne tür projelerde yer aldınız, kısaca bahsedebilir misiniz?</strong></p>
<p>Aslında saymakla bitmez derler ya, kısaca anlatmam gerekirse, 99-2000 yıllarında Sabah &#8211; ATV bünyesinde görev aldım, kuruma ait hemen her dergi, gazete, TV ve portalda emeğim vardır. Daha sonra uzun yıllar Turk Nokta Net tasarım ekibinde yer aldım, ülkeye internet ve portal adına çok şey kazandırdığımızı düşünüyorum. Doğan Medya Grubu’nda CNN Türk, Star TV ve Kanal D siteleri için görsel yönetmenlikte bulundum. MYK Medya’da Yahoyt.com, Alkışlarla Yaşıyorum.com gibi sitelerin tasa-rımlarına imza attım. Ajanslarda da çalıştım, Türkiye’nin hemen hemen bilinen tüm markaları için web tasarımı çalışmalarında bulundum, şu anda Tart New Media çatısı altında yine ses getirecek projeler üzerinde, ekip arkadaşlarımla beraber çalışmaya devam ediyorum.</p>
<p><strong>Peki, bugüne kadar en çok önem verdiğiniz projeler hangileri bunlar içinden?</strong></p>
<p>Aslında söylediğim gibi hepsi önemli işlerdi benim için, koyduğunuz tek piksel ile milyonlarca kullanıcıya ulaşıyorsunuz. Ancak son dönemlerde benim de keyif alarak yapıp çok güzel geri dönüşler aldığım iş <em>Alkışlarla Yaşıyorum </em>projesi oldu sanırım.</p>
<p><strong>Türkiye’de web tasarımı ve ara yüz tasarımı nasıl değerlendiriliyor, gereken önem sizce verilebiliyor mu?</strong></p>
<p>Bunu veriliyor ya da verilmiyor diye genellemek güç, çünkü çalıştığınız kişiler veya kurumlar bu noktada etken oluyor. Eğer vizyoner kişi ya da kurumlar ile çalışıyorsanız elbette onların bu tip işlerdeki bakış açıları daha farklı ve profesyonel oluyor. Biz tasarımcılar aslında hep bu tip kişilerle çalışmayı isteriz genelde. Çünkü işi bilen, önem veren ve vizyon sahibi insanlarla çalışmak, tasarımcının da ufkunu açan bir unsur.</p>
<p><strong>Türkiye’de web tasarım olgusu yavaş yavaş şekillenmeye başladı. Bu konuda eğitim veren kurumların sayısı da artış gösteriyor. Siz bu eğitimleri ve eğitim veren kurumların yeterliliğini nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p>İyi buluyorum. Burada verilen eğitimlerin kişilerde bir temel oluşturması güzel. Ancak açık konuşmak gerekirse, bir çok eğitim kurumunda “Siz buradan mezun olun, art direktör olarak işiniz hazır” zihniyetinin kursiyerlerde yarattığı algının, gerçek hayat ve piyasa ile tanışınca travmaya dönüştüğünü düşünüyorum. Bu tip kurumlardan mezun olanların, mutlaka bir süre bir ajansta ya da yaratıcı bir ekiple proje süreçleri yaşayarak kendini ve yeteneklerini geliştirmesi gerekiyor. Ne yazık ki CV’lerinde bu tip kurumlardan mezun olup “Art direktörüm ben” diyerek gelip, ancak iki parça grafiği yanyana getiremeyen bir çok tasarımcı adayına rastladım.</p>
<p><img class="size-full wp-image-753 alignright" title="ScreenShot030" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot030.jpg" alt="" width="401" height="216" /></p>
<p><strong>Web siteleri yaparken pek çok müşteri türü ile karşılaştınız. Bunları sitenizdeki yazılarınızda da zaman zaman dile getiriyorsunuz. Genel olarak ele alırsak, Türkiye’deki müşteri profilini kısaca nasıl değerlendirebilirsiniz?</strong></p>
<p>Tek kelime ile ifade etmek gerekirse: “Müdahil” <img src='http://blog.sanalkurs.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Her nasılsa çalıştığınız müşterilerin neredeyse hepsi, sizin belli kurallar, işlevsellik ve özgünlükle yaptığınız tasarımlara müdahale ederek bir yerlerini değiştirmek istiyorlar. Neden diye sorduğunuzda ise maalesef mantıklı bir cevap alamıyorsunuz. Elbette, çok kaliteli, işi bilen müşteriler de var. Ancak genelde biz tasarımcıların yaptığımız işlere haddinden fazla müdahale ediliyor.</p>
<p><strong>Ülke olarak muzdarip olduğumuz bir nokta da, gündelik ihtiyaçları karşılayan sitelerin tasarımlarının (haber siteleri vs.) profesyonellikle bağdaşmayan bir yapıda olması. Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p>Çok kısa söylemem gerekirse, işin alıcısı bu. Bizleriz aslında. Ben ülkemizde internette vakit geçiren kişilerin okumaktan çok izlediğini veya seyrettiğini düşünüyorum. Onun için de bu siteler bu duruma göre yapılar kuruyorlar. Onları da haksız bulmuyorum, talep böyle ise arzın bu şekilde olması normal. Söz ettiğimiz siteler neredeyse birer resim/foto bankasına dönüşmüş halde ve okunacak neredeyse hiçbir şey yok.</p>
<p><strong>Web tas </strong><strong>arım dışında ne tür çalışmalarla meşgul oluyorsunuz? </strong></p>
<p>İşim aslında aynı zamanda hobim de. Onun dışında futbol ile ilgilenmeye çalışırım, resim çiziyorum boş vakitlerimde, dolaşarak fotoğraf çekmeyi de seviyorum. Playstation oynayarak vakit geçirmekten de hoşlanıyorum. Siz sormadan söyleyeyim: En son God of War’ın 3 bölümünü de arka arkaya oynayıp bitirdim <img src='http://blog.sanalkurs.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><img class="size-full wp-image-754 alignright" title="ScreenShot027" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot027.jpg" alt="" width="202" height="366" /></p>
<p><strong>Tasarımla ilgilenen ilgilenmeyen pek çok kişinin beğenerek takip ettiği bir web siteniz var. Üstelik pek çok tasarımcı için adeta bir “el çantası“ vazifesi görüyor. Sürekli bir şeyler paylaşıyorsunuz, belirli sosyal medya mecralarında da oldukça aktifsiniz. Ne tür geri dönüşler alıyorsunuz.</strong></p>
<p>Gerek iş teklifleri, gerekse kişisel sorular olmak üzere birçok mail alıyorum, hemen hepsini yanıtlıyorum. Genelde aldığım geri dönüşler çok iyi, çoğu zaman da beni duygulandıran ifadeler ile karşılaşıyorum. Bu mesleğe gönül vermiş insanlara bir nebze faydam dokunabiliyorsa bu benim için büyük mutluluk. Sosyal mecralarda ise yine mesleki anlamda faydalı paylaşımlarda bulunmaya çalışıyorum. Geçenlerde Friendfeed’de yapılan bir araştırmada paylaşımlarından en çok faydalanılan kullanıcılar listesinde yer aldım. Benim için önemli ve keyifli bir detay. Sosyal mecralarda (Friendfeed, Twitter ve Facebook) /hasanyalcin ekleyerek bana ulaşmanız mümkün.</p>
<p><strong>Sanalkurs okuyucularına son olarak neler söylemek istersiniz?</strong></p>
<p>Sanalkurs’un ne kadar çok takip edilen bir site olduğunu ve dergisinin ne kadar çok okunduğunu biliyorum, kaliteli ve faydalı işler çıkarıyorsunuz, ve bu imkanı bana verdiğiniz için teşekkür ederim. Okuyucu ve takipçilerinize sevgilerimi gönderiyor ve yaratıcı günler diliyorum <img src='http://blog.sanalkurs.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><em><strong>HASAN YALÇIN kimdir? </strong></em><br />
<em>1970 yılında İstanbul’da doğdu. 90’lı yıllarda üniversite son sınıfta başlayan bilgisayarla grafik tasarım merakı sonucunda aynı yılların sonlarına doğru internetin ülkemizde yaygınlaşması ile web tasarım konusunda uzmanlaşarak, bir çok kurum ve firma için web arayüz tasarımları oluşturdu. Sabah-Atv Grubu, Turk Nokta Net, Turkline, Doğan TV Holding A.Ş, MYK-Medya gibi firmalarda görev alan Yalçın, tasarım dışında bazı üniversitelerin Görsel İletişim Fakültelerinde ayrıca sektörel toplantılarda seminerler vermekte, bir çok firmaya da web tasarım konusunda danışmanlık yapmaktadır. 2009 Yılından beri ise Tart new media’da Web Arayüz Tasarımcısı görevini sürdürmektedir.</em></p>

<p class="sayac_bilgi"><b><i>Bu yazı toplam 1285, bugün ise 5 kez okundu.</i></b></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.sanalkurs.net/web-arayuz-tasarimcisi-hasan-yalcin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Fotoğraf Sanatçısı: Coşkun Pınarbaşı</title>
		<link>http://blog.sanalkurs.net/fotograf-sanatcisi-coskun-pinarbasi.html</link>
		<comments>http://blog.sanalkurs.net/fotograf-sanatcisi-coskun-pinarbasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Aug 2011 01:50:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[coşkun pınarbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[coşkun pınarbaşı ile röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[e-dergi]]></category>
		<category><![CDATA[Sanalkurs E-Dergi]]></category>
		<category><![CDATA[sanalkurs röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[sanalkurs.net]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.sanalkurs.net/?p=713</guid>
		<description><![CDATA[Bu söyleyişimizde bir fotoğraf sanatçımızı ağırlıyoruz. Özellikle moda ağırlıklı çekimleri ile öne çıkan Coşkun Pınarbaşı ile samimi bir sohbet gerçekleştirdik. Sizi tanıyalım önce. Her bir bireyinin 10 parmağında 1o marifet olan bir evin, en küçüğü, 1983 yazında Ankara’da dünyaya gel­miş bir sarışın. Tabii ki şimdi kumral­laştık ama… Neden fotoğraf peki? Fotoğraf tutkusu nasıl başladı? İlk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot021.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-715" title="ScreenShot021" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot021.jpg" alt="" width="294" height="407" /></a><strong><em>Bu söyleyişimizde bir fotoğraf sanatçımızı ağırlıyoruz. Özellikle moda ağırlıklı çekimleri ile öne çıkan Coşkun Pınarbaşı ile samimi bir sohbet gerçekleştirdik.</em></strong></em></strong></p>
<p><strong><em><strong><em></em></strong></em>Sizi tanıyalım önce.</strong></p>
<p>Her bir bireyinin 10 parmağında 1o marifet olan bir evin, en küçüğü, 1983 yazında Ankara’da dünyaya gel­miş bir sarışın. Tabii ki şimdi kumral­laştık ama… <img src='http://blog.sanalkurs.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><strong>Neden fotoğraf peki? Fotoğraf tutkusu nasıl başladı? İlk önce bundan başlayalım.</strong></p>
<p>O kadar çok şey söyleyebilirim ki bu konuda saatler sürer sanırım. Kısa bir özet geçmek gerekiyorsa, her bi­yografimde bahsederim; ilk hocam babamdır. Dünyaya gözlerimi açtı­ğım an itibari ile hep bir kamera ve fotoğraf makinesi var idi karşımda. Asla hakkını yiyemem sevgili baba­mın, modelliğini yapmışımdır sık sık ve makinelerini çok kurcalamaktan bozmuşumdur..</p>
<p>Ardından 2004 yılında, hiç unut­mam, bir gün telefonum çaldı. Ben de tabi o sırada (bugün de olduğu gibi) kurgu yönetmenliği yapıyorum. “Görüşmek isterim sizinle” dedi karşı­daki ses, “bir belgeselimiz var, bu işin kurgusunu sizinle yapmak isteriz.”</p>
<p>Gittim görüştüm. İş bir fotoğraf belgeseli işi idi. Her bölümde fark­lı hocaların var olduğu bir belgesel, sadece kurguda değil tabiî ki. Kimi bölümlerinde görüntü yönetmenli­ğini de yaptım bu belgeselin. Her bö­lümünde farklı bir usta (Ara GÜLER, Coşkun ARAL, Gültekin ÇİZGEN vb.) ile yapılan sohbetler beni iyice fotoğ­rafçılığa yönlendirdi ve her usta bana yeni bir şeyler öğretti. Bu arada bana telefon açan o kişi çok kıymetli ho­cam Halil DİŞLİ’dir. Bugün halen yıllar geçmiş olmasına rağmen o belgeseli yapmakta ve yayınlamaktayız.</p>
<p><strong>Fotoğraf çalışmaları nasıl baş­ladı ve bu çalışmalar sırasında ne tür sorunlarla karşılaştınız?</strong></p>
<p>Askere gittiğim dönemde, usta birliğimde (İstanbul) foto-film kıs­mında göreve başladım. Sanırım ilk defa fotoğrafla bu denli baş başa kalabilmiştim. Üstelik tek olarak. Sık sık deneme çekimleri yapmalarım, makinelerin özelliklerini karıştırma­larım ve bir şeyleri fark edişlerim beni iyice ilerletti bu konuda. Ayrıca belgeseldeki hocalarımın anlatım­ları, öğrettikleri kulağımda idi. Hoş bir şans oldu bu fotoğraf makineleri içerisinde sık kalışım. İlk ciddi, kur­gusal çalışmalarıma askerde başla­dım. Ardından Ankara’ya dönmem ile anında ilk dijital, profesyonel fo­toğraf makinemi aldım ve içimdeki o fotoğraf çekme hevesimi sürdürme­ye devam ettim. Derken işler ilerledi ve çok ciddi belgesel fotoğrafçılığına dönüşmeye başladı… Unutmadan fotoğrafla ilgilenen dostları­ma, arkadaşlarıma hep şunu yapmalarını tavsiye ederim. Çektiğiniz fotoğraf sıradan bir fotoğraf karesi veya çeki­len kim olursa olsun bu fo­toğraflar ileride yayınlanacak ise portfoliolarında, kesinlikle ve kesinlikle karşılıklı bir pro­tokol imzalamalarını üstüne basa basa öneririm. Hayat bu, ne göstereceği belli olmaz.</p>
<p><strong>Peki, hep fotoğraf diyo­ruz ama, fotoğraf sizin için ne tür bir anlam ifade edi­yor?</strong></p>
<p>Bu konuyla ilgili özel bir gösterimiz var. Sevgili Halil hocamın yönetmenliğinde gerçekleşen bu yeni yapmış olduğumuz belgesel gösteri­mizde yirmiye yakın fotoğraf sanatçısı ustamıza Halil bey bu soru­yu soruyor. Bu yirmi konuğa sordu­ğumuz sorular teker teker cevaplanı­yor sanki şuan karşımda. Bu konuda çok heyecanlıyım, daha çok yoldan geçmem gerekiyor, belki birçok şeyi yaratıyorumdur ya da belki de bana öyle geliyor ama eğer ben fotoğrafa bir anlam verecek olursam şöyle de­rim:</p>
<p>Fotoğraf, aslında hayatımızda var olan, ama biraz da hayal gücümüzün bir ürünü. Çünkü ben; hayal ettikle­rimi dondurmaktayım. Hayal ettiğim kadını, hayal ettiğim mekanı, hayal ettiğim ışığı ve hayatın içerisindeki var oluşları ya da neden var olamaya­caklarını fotoğraf ile aktarmaktayım.</p>
<p><strong>Daha çok fashion olarak bili­nen, moda tarzı çalışmalarınızla dikkat çekiyorsunuz. Ticari amaç­lı çalışmalar olduğu için mi bu tarza yoğunlaştınız, yoksa başka konseptte çekimler de gerçekleş­tiriyor musunuz?</strong></p>
<p>Modayı seviyorum. Modada öyle ayrıntılar var ki. İnsanın isteyip de günümüz şartlarında giyip-takıp dışarı çıkamayacağı, tüm gözlerin ve belki de kötü bakışların onda olacağı bir yaratım gibi geliyor. Modadaki renk­ler, ışık, komposizyonlar vb. birçok yaratımı seviyorum. Aslında çok fazla moda değil belki de çekimlerim. Ne bileyim, kurgusal çalışmaları biraz belgesel çalışmalara dönüştürmüş olabilirim. Bu arada kesinlikle bilme­nizi isterim ki fotoğraf benim için bir tutku, bunu çok ama çok az zaman­larda ticarete döktüm. Şu aralar sadece arşivleme ve port­folio çalışmalarındayım. Türkiye’de eskidenmiş o aman aman fotoğrafın ticaretliği. Ben daha ilerde bir sergi ya da bir kitap vb. yerlerde paylaşma­yı daha çok isterim çalışmalarımı. Unutmadan geçmeyeyim, öyle bir fotoğraf birikimim var ki arşivlerim­de, bunun içinde doğa da, mekan da, konser de, ürün çekimlerim de mevcut. Fotoğraf da elbet bir tarz. Bir çalışma alanınız vardır ama fotoğra­fı hayatınıza aldığı<a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot026.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-716" title="ScreenShot026" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot026.jpg" alt="" width="194" height="289" /></a>nız her an bir de bakmışsınız ki “Ben ne çekiyorum?” diyebileceğiniz yerler de olabilir. Diyeceğim o ki; kimse kendini sa­dece tek bir alanda kısıtlamamalı.</p>
<p><strong>Yaptığınız iş gördüğümüz ka­darıyla ciddi bir ekip işi. Bir eki­biniz var mı? Varsa kaç kişilik bir ekiple çalışıyorsunuz?</strong></p>
<p>Hocalarım bu yazıyı okudukla­rında yahu dünkü Coşkun ne olmuş diyip gülecekler kesinlikle. Nasıl so­rular bunlar? Ben hiç hazırlanmadan üstelik?…”gülüşmeler.” Efendim, ilk başlarda yalnız idim. Zamanla bu işin aslında (belgesel fo­toğrafçılığının ya da sizin tanımınız ile moda fotoğrafçılığının) bir ekip işi olduğunu fark ettim. O anda, çok sevgili biricik asistanım ki her zaman ekibin demir başıdır kendisi, Tufan’ı yanıma aldım. Makyajcı dedik, mak­yöz arkadaşlar edindik. Bu defa ula­şım sıkıntı oldu ve ulaşım için de biri­lerini bulduk. Derken modele asistan olacak başka bir arkadaşımız&#8230; Belki inanmazsınız, ama bu sayı her geçen gün iyice artmakta. Bugün dönüp baktığımda ardımda güzel bir ekip var ve hepsi güzel dostlar, arkadaşlar. Herkese buradan bir kez daha teşek­kürlerimi sunarım.</p>
<p><strong>Çekimlerinizde farklı kompo­zisyonlar kullanıyorsunuz. Bu kompozisyonları belirleme aşa­ması nasıl gerçekleşiyor? Örne­ğin, karlı bir havada yapacağınız bir çekim için, onun karlı havada olması noktasını nasıl belirliyor­sunuz?</strong></p>
<p>Hayal ettiklerimi aktarıyorum  de­miştim ya az önce, işte bura­dan yola çıkıyorum. Her an, her dakika, aklıma yeni bir fikir, yeni bir oluşum geliyor ve bu düşüncelerimi çevrem­de bana modellik yapabile­ceğine inandığım kişiler ile paylaşıyorum. Modelin nasıl duracağına, nasıl bir çalışma seyrimiz olacağına, model ile yüz yüze karar vererek çekim­leri planlıyor, günleri konuşu­yor ve ekip arkadaşlarımın da uygun zamanlarında çekim­leri gerçekleştiriyoruz.</p>
<p><strong>Kendinizi diğer meslek­taşlarınızdan farklı kıldığı­nı düşündüğünüz bir özel­liğiniz var mı?</strong></p>
<p>Kesinlikle var. Beni tanıyan­lar bilirler esas işimin aslında görüntü ve kurgu yönetmen­liği olduğunu. 1999’dan bu yana bir çok belgesel, klip ve reklam filminde kendi alanımda imzalarımı koydum ortaya. Bu sebepten dolayı fotoğraf çekimlerim esnasında her zaman yanımızda bir de kamera olu­yor. Ben fotoğraf çekimlerini yapar­ken kamera bizleri, ekibimizi “back­stage” kayıtlar ile takip ediyor ve bu çekilen görüntüleri bilgisayar orta­mına aktardıktan sonra bu defa da İstanbul’dan ekibimizin en ufak kişisi sevgili Esra devreye giriyor. Bu gö­rüntüleri şu şekilde kurgulayacağım, bana bu türde bir müzik hazırla ve gönder diyorum. Onun güzel parça­ları eşliğinde fotoğraf çekimlerimizin her birine bir de film katıyoruz. Bu­gün “Bir Fotoğraf Hikayesi” adını ver­diğim bu seri halindeki filmlerimin sekizincisini yakında yayına verece­ğim. Bu çalışmalarımı merak eden arkadaşlar, facebook üzerinden ya da coskunpinarbasi.com web sitesinden izleyebilirler tüm seriyi. Ben de kendimi meslektaşlarımdan bu seri çekimler ile ayrı tutmaktayım</p>
<p><strong>İşinizi yaparken en çok önem verdiğiniz şey…</strong></p>
<p>Ciddi bir ekip ruhu, modelin çok iyi motivasyonu ve ekip uyuşması. Aksi takdirde güzel bir iş çıkması zor olur sanırım. Bugüne kadar bu türde bir olumsuzluk yaşanmadı ve uma­rım yaşanmaz da. Konu değil de konular diyeyim. Aslında kafamda o kadar çok konu var ki. Ya zaman uymuyor, ya da im­kanlar; ama en büyük problem her­kes bir disko topunun üzerinde otu­rarak, yanında durarak ya da elinde tutarak fotoğraflar çektiriyor. Ben bir ilk olacağını düşündüğüm, biraz da manipülasyon destekli bir planımı aktarayım sizlere. Genelde anlatmam ama. Bir çifti sanki bu disko topunun içinde çekmeyi planlıyorum, bu dis­ko topu da şehrin merkezinden ge­çiyor, araçları eziyor, binaları yıkıyor­muş gibi olacak. Zor ve itinalı, aylar sürecek bir çalışma bu sanırım. Çok da terbiyesizce.  Diğer sorunuza geçeyim, şehirler­den ziyade bir kaç ülke var şu anda kafamda. Bakalım, kısmet ise tabi. Bunlar da Venedik, Japonya, Hindis­tan. Seviyorum bu ülkeleri, çok renkli geliyor bana.  Kişilerde ise en fazla takın<a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot022.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-717" title="ScreenShot022" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot022.jpg" alt="" width="326" height="191" /></a>tılı oldu­ğum kişi Yasemin MORİ. Çok sempa­tik geliyor bana..</p>
<p><strong>Türkiye’de bir fotoğrafçının başarılı ve bir anlamda meşhur olabilmesi için hangi faktörler önemlidir: Göz, kadraj, ışık bilgisi, teknik, Photoshop, dijital maha­retler&#8230; Nedir?</strong></p>
<p>Her şeyden önce kadrajı ve ışık kullanımını bilmeli sanırım. Halil ho­cam ilk zamanlarımda kafama hep fotoğrafta altı noktanın çok önemli olduğunu ve bu noktalar üzerinde öncelikle çalışılması gerektiğini sok­tu. Derken bu defa da ışıklarıma ta­kıldı ve sayesinde bugün biraz daha gözüne girebildim sanırım.</p>
<p>Arkadaşlar bu dediklerimi dikkate alsınlar bence.  Meşhur olabilmek konusunda ise; kısa sürelidir bu meşhurluk derim ve sadece iyi işler yapmak yetmeli bence. Yıllar sonra aynı kareye bakıl­dığında bile bu fotoğraf çok başarılı dedirtebilmeli.</p>
<p><strong>Kaliteli bir fotoğraf sanatçısı olmak eğitimle mi mümkün olur, yoksa temelden gelen bir yetene­ği ilerilere taşıyarak mı? Yani hiç bilmeyen biri sadece eğitimini al­mış olsa, sizce başarılı olabilir mi?</strong></p>
<p>Fotoğrafta illa ki öncelikle temel eğitim ve bol bol geliştirme olmalı. Ben biraz şanslıyım sanırım bu konu­da. Hem kamera kullanımından dola­yı, hem babadan gelmiş olması, hem de en önemli özellik sanırım yukarıda bahsettiğim fotoğraf belgeseli.</p>
<p><strong>Yeni başlayan bir fotoğraf sa­natçısını ele alırsak, nelere dikkat etmeli ilk olarak?</strong></p>
<p>Yukarıda bahsetmiştim. Kadraj, ışık ve esas fotoğrafa bakıldığında görülebilecek ilk anın ne olacağına, ne anlatmak istediğine dikkat etmeli. Bir konu olmalı. Konusuz olmamalı</p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot024.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-719" title="ScreenShot024" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot024.jpg" alt="" width="323" height="175" /></a><strong>Fotoğraf ile sanatı hangi du­rumlarda bağdaştırabiliriz sizce? Yani fotoğraf sanatçılığı ne za­man ve hangi durumlarda ortaya çıkar?</strong></p>
<p>Anlamlı her fotoğraf bir sanattır bence.</p>
<p><strong>Türkiye`nin fotoğraf sanatına yaklaşamını bir fotoğrafçı olarak nasıl bulunuyorsunuz?</strong></p>
<p>Güzel işler ve güzel paylaşımlar var. Her gün daha da iyiye gidiyo­ruz. Kişiler fotoğrafı biraz ticaretten koparmalı. Yeni arkadaşlar, özellikle parasal kısmı ile değil de anlamlı işler yaratma peşinde olmalılar.</p>
<p><strong>Ülkemizdeki fotoğraf sanatçı­lığında çok sık yoğunlaşılan bazı kareler var: Börtü böcek, çiçek, güneşin doğuşu / batışı, deniz, ta­rihi figürler… Sürekli bu kareleri yakalayanları nasıl değerlendir­mek lazım?</strong></p>
<p>Ustalarımın bir çoğu, benim zor bir iş yaptığımı ve bu işimi beğendikleri­ni söylerler. Çünkü bir modelle çalış­mak inanılmaz zor ve kaprisli bir alan. Ben sanırım zor şeyleri seviyorum ve bu yüzden bu dalı tercih ettim. Diğer alanlarda ise çok fazla ustam var ki­taplar yazan, dergilerde sık sık takip ettiklerim vb. Çok imreniyorum. Hat­ta bazen kıskandığım bile oluyor ama fotoğrafın her dalı keyfli bir paylaşım. Bu şekilde bakılmalı.</p>
<p><strong>Günümüz teknolojilerini kulla­narak fotoğrafa inanılmaz boyut­larda müdahale edilebildiği bir gerçek. Sanatçılar bu müdaha­lelerle gençleşiyor, güzelleşiyor, koyu bir manzara basit Photos­hop müdahalesi ile daha cazip bir görünüme ulaşıyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot025.jpg"><img class="size-full wp-image-718 alignright" title="ScreenShot025" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot025.jpg" alt="" width="322" height="206" /></a>Dediğiniz gibi “günümüz teknolo­jileri”. Bunu takip etmemiz gerekiyor. Her gün yeni bir makine, yeni bir ko­laylık çıkıyor. Sadece çok iyi değer­lendirmeyi bilmek ve takip etmek gerekiyor. Ben elimden geldiğince bu durumu takip edenlerdenim.</p>
<p><strong>Üzerinde çalıştığınız projeleri­niz veya ilerideki hedefleriniz ne­ler şu anda?</strong></p>
<p>Hedef kitlemizin modacıların, ta­sarımcıların, saç uzmanlarının ve makyajcıların çoğunlukta olacağı bir projem var. Detayları ilerleyen za­manlarda duyurmak isterim. Keyifli bir iş olacak ama yine zor olanlardan tabiî ki.</p>
<p><strong>Sanalkurs.net’in fotoğraf tut­kunlarına söylemek istedikleri­niz&#8230;</strong></p>
<p>Artık klasikleşen bir lafımdır ama her zaman söylemekten de ayrı bir keyif almışımdır: Eğer ilerlemekten haz duyuyorsanız unutmayın kimse sizi bu yoldan alı koyamaz.</p>

<p class="sayac_bilgi"><b><i>Bu yazı toplam 972, bugün ise 4 kez okundu.</i></b></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.sanalkurs.net/fotograf-sanatcisi-coskun-pinarbasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğitimci ve Tasarımcı: Hakan Çamoğlu</title>
		<link>http://blog.sanalkurs.net/web-tasarim-uzmani-hakan-camoglu.html</link>
		<comments>http://blog.sanalkurs.net/web-tasarim-uzmani-hakan-camoglu.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Aug 2011 23:40:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[e-dergi]]></category>
		<category><![CDATA[hakan çamoğlu ile röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[hakan çamoğlu kimdir?]]></category>
		<category><![CDATA[Sanalkurs E-Dergi]]></category>
		<category><![CDATA[sanalkurs röportaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.sanalkurs.net/?p=705</guid>
		<description><![CDATA[Bu sayıda çalışmaları, dersleri ve seminerleri ile web tasarım­cılarının yakından tanıdığı bir yazarımızı konuk ediyoruz. Ha­kan Çamoğlu ile ağırlıklı olarak web tasarımı üzerine bir söy­leşi gerçekleştirdik. Öncelikle bu sektöre nasıl yö­neldiğinizden başlayalım. Benim bu işe başlayışım gerçek­ten enteresan. Abim (Kadir Çamoğ­lu) bundan 15 yıl önce bana Word’de bir dosyadan başka bir dosyaya link vermeyi gösterdi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Bu sayıda çalışmaları, dersleri ve seminerleri ile web tasarım­cılarının yakından tanıdığı bir yazarımızı konuk ediyoruz. Ha­kan Çamoğlu ile ağırlıklı olarak web tasarımı üzerine bir söy­leşi gerçekleştirdik.</em></strong></p>
<p><img class="alignleft size-large wp-image-706" title="hakan camoglu" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/hakan-camoglu-682x1024.jpg" alt="" width="270" height="404" /><strong>Öncelikle bu sektöre nasıl yö­neldiğinizden başlayalım.</strong></p>
<p>Benim bu işe başlayışım gerçek­ten enteresan. Abim (Kadir Çamoğ­lu) bundan 15 yıl önce bana Word’de bir dosyadan başka bir dosyaya link vermeyi gösterdi ve “web sayfaları da buna benzer şekilde yapılıyor işte” dedi. Bu benim çok hoşuma gitti ve “ben büyüyünce bu işi yapacağım” dedim.</p>
<p><strong>Size yardımcı olan birileri var mıydı? Yoksa kendi çabalarınızın sonucunda mı bu seviyeye ulaştı­nız?</strong></p>
<p>Malesef benim bu işe başladı­ğım yıllarda bu meslek Türkiye’de yeni yeni oluşuyordu. Bu yüzden bu işte uzman kişiler bulmak ta çok zor­du. Bu yüzden biraz yırtınarak öğ­rendim diyebilirim. Ama genel ola­rak bu mesleğe ilk adım atmamı sağ­layan Kadir Çamoğlu ve tasarım ko­nusunda bana çok şey katan üstadım S.Halid Özgür’dür</p>
<p><strong>Bu zamana kadar yapmış ol­duğunuz çalışmalar hakkında bil­gi verebilir misiniz?</strong></p>
<p>Öncelikle bu sektöre teknik servis­le başladım. Daha sonra çeşitli firma­larda web tasarımı, web programla­ma, grafik tasarım üzerine çalıştım. 2004 yılından bu yana da kendi kurduğum ajansta işler yapmaya de­vam ediyorum. Altın Örümcek yarış­masında bir birincilik ödülüm var ve o tarihten sonra da jüri üyesi olarak bu organizasyonun içinde yer alma­ya devam ediyorum. Aynı zamanda özel eğitim kurumlarında da web ta­sarım ve eLearning konularında eği­timler veriyorum.</p>
<p><strong>Kendinize ait bir ajansınız var. Bu ajansı kurma ve devam ettir­me sürecinde ne gibi zorluklar ya­şadınız?</strong></p>
<p>Ajans kurmak ve yönetmek ger­çekten çok zorlu bir iş. Çünkü tasa­rım yapmak ayrı bir iş, şirket yönet­mek ayrı. Yöneticiliği öğrenmek be­nim için tasarımı öğrenmekten daha zor oldu diyebilirim. Bu yüzden ajans kuracağım diyenlere buradan bir tav­siyem var. Ajans kurmak istiyorsanız; ben iyi tasarımcıyım diyerek değil ben iyi yöneticiyim diyerek bunu ya­pın</p>
<p><strong>Hem kendi ajansınızdaki işleri takip ediyor, hem eğitim merkez­lerinde eğitmen olarak derslere giriyorsunuz. Tabiri caizse bir kol­tukta dört karpuz taşıyorsunuz. Ayrıca hazırladığınız video ders­ler var. Tabii seminerlerde konuş­macı olarak yer aldığınızı da ekle­mek lazım. Bu kadar enerji ve za­manı nereden buluyorsunuz de­mek istiyorum. <img src='http://blog.sanalkurs.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </strong></p>
<p>Gerçekten zor oluyor. Zaman za­man error verdiğim oluyor diyebili­rim <img src='http://blog.sanalkurs.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Böyle zamanlarda kendimi to­parlamak zor oluyor. Ama hızlı öğre­nir ve hızlı uygularım. Bu yüzden bu kadar çok işe yetişebiliyorum.</p>
<p><strong>Sizce web tasarımını herkes yapabilir mi? Yoksa sanatsal bir ruh mu gerektiriyor?</strong></p>
<p>Ben bu konuda hep şunu söyle­rim: “herkes her işi yapabilir”. Ama yetenek diye birşey de elbette vardır. Yetenek, işi öğrenme ve yapma za­manını etkileyen faktördür. Kimi in­san 3 ayda web tasarımcısı olur, kimi ise 3 yılda! Herşeyden önemlisi istek. Birşeyi çok isterseniz onu yaparsınız.</p>
<p><strong>Bir web tasarımında dikkat edilmesi gereken en önemli un­surlar nedir? Bir web sitesinin illa ki de sahip olması gereken özel­likler nelerdir sizce?</strong></p>
<p>Aslında bu çok geniş bir konu. Ya­pılmak istenen siteye göre bu unsur­lar değişir. Ama şunları sırayalabili­rim: hız, kolay algılanma, doğru kod­lama, doğru renk seçimleri, doğru font kullanımı ve doğru boşluk kulla­nımı başlıca sayabileceklerim arasın­da.</p>
<p><strong>Sizi “Tablosuz Tasarım” konu­sundaki ısrarınızla tanıyoruz. Ha­len tablolu kod kullanan geliştiri­cilere buradan bir mesaj gönder­mek istiyor musunuz?</strong></p>
<p>Tablo kullanmaya ısrarla devam eden herkesin sebepleri hemen he­men aynı: “Tablo daha kolay” ya da “DIV’lerle yaptığımda her tarayıcıda düzgün gözükmüyor”. Eğer bir kez doğru bir şekilde DIV kullanarak site yaparsanız, “ben bunca yıl eziyet çek­mişim dersiniz” ve eğer DIV’leri doğ­ru kullanıyorsanız her tarayıcıda düz­gün çalışır. Benim bu konuda ısrar et­memin sebebi artık tablosuz tasarım bir dünya standardı. Tablo ile yapılan tasarımlar ise standartlara uymayan tasarımlardır. Sitenizin düzgün çalış­masını ve hatasız olmasını istiyorsa­nız tablosuz tasarım yapmaya başla­malısınız.</p>
<p><strong>Bir web tasarımcısı olarak fo­toğrafçılık gibi hobileriniz de var. Bu sadece bir hobi mi, yoksa eğiti­mini aldınız mı?</strong></p>
<p>Fotoğraf benim için uzun süre­dir uğraştığım bir hobi. Zamanında 10 saatlik bir fotoğraf eğitimi aldım, ama bunun dışında kendim araştı­rarak elde ettiğim bilgiler de olduk­ça fazladır. Şu anda hem hobi olarak hem de profesyonel olarak fotoğraf çekimleri yapıyorum.</p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot018.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-707" title="ScreenShot018" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot018-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a></p>
<p><strong>Türkiye’de web üzerine yazı­lım eğitimi veren firmalar hakkın­da ne düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p>Uzun zamandır eğitmenlik yapan birisi olarak henüz yeterli seviyede olmadığını söyleyebilirim. İşini hak­kıyla yapan çok az sayıda eğitim ku­rumu var. Ama kursiyerlerin beklenti­leri de çok fazla. Kursa giderek herşe­yi öğrenebileceğini sanan çok insan var. Öğrenme işi insanın kendisinde biter, eğitim kurumu ise sadece ara­cıdır&#8230; önce bu bilinç oturmalı.</p>
<p><strong>Türkiye üzerinde bulunan in­ternet kullanıcılarının çoğu­nun web siteleri için templa­te kullandıklarını site ziyaretle­rimizde görebiliyoruz. Sizce web template’leri kullanmalarının web tasarımcı arkadaşlarımıza ne gibi yansımaları olabilir?</strong></p>
<p>Malesef, Türkiye’de bu acı bir ger­çek. Ama böyle olmasının sebebi fi­yatları düşürdükçe düşüren tasarım­cılardır. Bu kadar düşük fiyata büyük emekler sarf etmek de gerçekten im­kansız. Bu yüzden template kullanı­mı bu kadar fazla. Ama template kul­lanarak hiçbir aşama kaydedemezsi­niz. Sürekli template kullanırsanız şu anda neyseniz, 5 yıl sonra da o olur­sunuz.</p>
<p><strong>Web tasarımı yapmak isteyen arkadaşlarımız istedikleri web araçları ve materyallerini nasıl te­min edebilirler sizce?</strong></p>
<p>Artık araçların ve materyallerin ta­mamını internette bulmak mümkün. Ancak herşeyi hazır kullanmaktan vazgeçmek lazım. Mesela şu anda web sitesinde kullandığı ikonu ken­di çizen kaç tasarımcı var! İşte bunu yapabilenler gerçekten tasarımcıdır. Bir tasarımcı kendi materyalini kendi üretmeli&#8230;</p>
<p><strong>Eskiden internet üzerinde ye­terli Türkçe içerik yok diye yakını­lıyordu, şimdi durum farklı mı siz­ce?</strong></p>
<p>Kesinlikle. Şimdi internet tam bir bilgi okyanusu olmuş durumda. Ne­1redeyse bulamayacağınız hiçbir şey yok. Çünkü eskiden bu işi bilen azdı, paylaşan ise daha da az. Şimdi ise bu işi yapan çok fazla insan var ve he­men hemen herkes paylaşmak adı­na birşeyler yapıyor. Bu da son dere­ce güzel.</p>
<p><strong>Web sitesi yapmak isteyen ar­kadaşlarımıza kullanabilecekle­ri yazılımlar noktasında önerileri­niz neler? Nasıl yapmalılar sizce?</strong></p>
<p>Bu konuda Adobe tek başına ye­terli. Benim bilgisayarımda Adobe Master Collection CS4 yüklü ve baş­ka hiçbir yazılıma gerek duymuyo­rum. Ama en sık yapılan hata web si­tesi arayüzünü Photoshop ile hazır­lamak. Web sitesi arayüzü Fireworks kullanılarak tasarlanmalı. Photoshop ise fotoğraf düzenlemek ve abstract imajlar yaratmak için kullanılmalı.</p>
<p><strong></strong><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot019.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-708" title="ScreenShot019" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot019-300x233.jpg" alt="" width="300" height="233" /></a></p>
<p>Bundan 5 yıl öncesine göre çok geliştiği kesin. Ancak bir web sitesi­nin ne olduğu ve nasıl olması gerek­tiği bilincine sahip olanlar %5 bile değildir. Belki bundan 5 sene sonra %50 seviyelerine ancak ulaşır.</p>
<p><strong>Türkiye’deki iş ilanlarında webmaster, tasarımcı, program­cı gibi her biri ayrı bir bilgi, bece­ri ve deneyim gerektiren özellikle­rin tek kişide bulunması isteniyor. Sizce bu yaklaşım doğru mu?</strong></p>
<p>Tabi ki son derece yanlış. Zaten işini hakkıyla yapan ajanslara baktı­ğınızda, sadece Flash ile ilgili 3 fark­lı pozisyonda eleman ilanı veriyorlar. Bir kişiden herşeyi yapması beklen­memeli.</p>
<p><strong>İlerisi için ne gibi projeler var?</strong></p>
<p>2010 yılı içerisinde eLearning ko­nusunda bazı projelerim var. İnter­net üzerinden eğitim gittikçe gelişi­yor ve benim de bu çorbada büyük bir tuzum olacak diyebilirim <img src='http://blog.sanalkurs.net/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot020.jpg"><img class="size-full wp-image-709 alignright" title="ScreenShot020" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot020.jpg" alt="" width="321" height="241" /></a><strong>Son olarak Sanalkurs okuyu­cularına neler söylemek istersi­niz?</strong></p>
<p>Herkes bir şekilde birşeyler öğren­mek ya da bildiği şeyleri paylaşmak için burada yer alıyor. Bence bilgi paylaşımı son derece önemli. Türkiye tasarım konusunda Dünya’nın önde gelenleri arasında. Ne kadar çok bilgi paylaşımı olursa bu değer o kadar ar­tar. Bildiklerimizi paylaşalım ve pay­laşanlara da değer verelim..</p>
<p><em><strong>Hakan ÇAMOĞLU kimdir?</strong><br />
1983 İstanbul doğumludur. 1999 yılından bu yana web tasarımı/prog­ramlama üzerine çalışan Hakan Çamoğlu, halen 2004 yılında kurduğu ajansında işle­rini sürdürmektedir. Aynı zamanda özel eği­tim merkezlerinde web tasarımı konusun­da eğitmenlik ve danışmanlık yapmaktadır. <a href="http://Vidobu.com" target="_blank">Vidobu.com</a>&#8216;un kurucuarındandır. Flash, Dreamweaver ve Captivate konuların­da Adobe Certified Expert sertifikasına sa­hiptir. Vazgeçemediği hobileri ise fotoğraf çekmek ve gitar çalmaktır.</em></p>
<p>&nbsp;</p>

<p class="sayac_bilgi"><b><i>Bu yazı toplam 1325, bugün ise 4 kez okundu.</i></b></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.sanalkurs.net/web-tasarim-uzmani-hakan-camoglu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Görsel Efekt Ustası: Muzaffer Korkut</title>
		<link>http://blog.sanalkurs.net/bir-gorsel-efekt-ustasi-muzaffer-korkut.html</link>
		<comments>http://blog.sanalkurs.net/bir-gorsel-efekt-ustasi-muzaffer-korkut.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Aug 2011 23:11:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[e-dergi]]></category>
		<category><![CDATA[fx motions]]></category>
		<category><![CDATA[görsel effekt]]></category>
		<category><![CDATA[muzaffer korkut]]></category>
		<category><![CDATA[muzaffer korkut ile röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[sanalkurs]]></category>
		<category><![CDATA[Sanalkurs E-Dergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.sanalkurs.net/?p=688</guid>
		<description><![CDATA[Lucas Film Stüdyoları’ndan Türkiye’ ye, Amerika’ da büyük film stüdyolarında başarılı çalışmalara imza atan önemli bir ismi konuk ediyoruz. Kimdir Muzaffer Korkut? Nere­de doğmuştur, neler yapmıştır, bu­günlere nasıl gelmiştir, ordan baş­layalım isterseniz&#8230; 1972, İstanbul doğumluyum. Eski­den beri bir ilgim vardı, bununla ilgi­li ilk çalışmaları lisede sıraların üzeri­ne film afişi yaparak dikkatleri çekmiş­tim. Sinema filmlerin mevcut [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><a href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot0051.jpg"><img class="alignright" title="ScreenShot005" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot0051.jpg" alt="" width="319" height="207" /></a>Lucas Film Stüdyoları’ndan Türkiye’ ye, Amerika’ da büyük film stüdyolarında başarılı çalışmalara imza atan önemli bir ismi konuk ediyoruz.</em></strong></p>
<p><strong>Kimdir Muzaffer Korkut? Nere­de doğmuştur, neler yapmıştır, bu­günlere nasıl gelmiştir, ordan baş­layalım isterseniz&#8230;</strong></p>
<p>1972, İstanbul doğumluyum. Eski­den beri bir ilgim vardı, bununla ilgi­li ilk çalışmaları lisede sıraların üzeri­ne film afişi yaparak dikkatleri çekmiş­tim. Sinema filmlerin mevcut afişleri­ni ders sırasına yapardım. Ancak sine­maya karşı bilinçsiz bir ilgiydi bu. As­lında ilgimi çeken sportif aktivitelerdi. Liseyi bitirince de bir mühendislik bö­lümü okuyup paçayı kurtarmayı dü­şünüyordum. Ama yeteneğim o ka­dar da iyi değildi bu tür bölümler için.</p>
<p>1991 gibi Güzel Sanatlar bölümü­ne gitmeye karar verdiğimde şok edi­ci bazı gelişmeler yaşadım. Okula öğ­renci alımında rüşvet olayları döndü­ğüne şahit olduğumda çok ciddi an­lamda hayal kırıklığına uğradım.</p>
<p><strong>Bir dakika, güzel sanatlar bölü­münde rüşvet olaylarıyla mı karşı­laştınız?</strong></p>
<p>Evet, evet, gerçekten. Düşünsenize, çok çok yetenekli kişiler sırada bekler­ken hediye götüren, ahbaplık, tanışık­lık sebebiyle yakınlık kurmuş olanlar rahat bir şekilde gözlerimin önünde kayıt yaptırdılar. Çünkü karar verme mekanizmaları tamamen sınavda de­ğerlendirmeyi yapan hocaların tasar­rufundaydı. Bu tür olaylara şahit olun­ca güzel sanatlar okuma konusunda şevkim kırıldı. Vazgeçtim ve hayatımı artık kendi akışına bıraktım. Grafik tasarıma olan ilgimi devam ettirirken bir arkadaşım vasıtasıyla bir firmada grafiker olarak çalışmaya başladım. Üç yıl kadar grafıker olarak farklı reklam ajansı ve matbaalarda broşür, katalog, kurumsal kimlik, ilan, afiş ve benzeri işler yaptım.</p>
<p><strong><strong><em><a href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot009.jpg"><img class="alignright" title="ScreenShot009" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot009.jpg" alt="" width="224" height="296" /></a></em></strong>O zaman 3D ile ilgili bir merakı­nız yoktu ama</strong></p>
<p>Hayır, asıl 3D’ye merakım askerde iken başladı. Vakit ve imkanlar da sağ­lanınca Lightwave 4 programı ile ça­lışmaya başladım. O zamanlar render motoru en kuvvetli programlardan biriydi. Modelleme teknikleri de bir hayli iyiydi. Askerlik sonrası, 1998 yıllarına te­kabül ediyordu sanırım, bir reklam ajansında grafik tasarımcı olarak çalış­maya başladım yine. Grafik tasarım ile uğraşırken 3D’ye merakım da hala de­vam ediyordu. Bu arada kendimi tanı­ma ve arama uğraşım da aynı şekilde sürüyordu. Çalıştığım reklam ajansında yaşadı­ğım bir hadise beni grafik tasarımdan tamamen koparttı. İSKİ için faaliyet raporları içeren bir broşür hazırlıyor­dum. Çalışmayı kısa sürede yetiştir­mem gerekiyordu ve geceli gündüz­lü üzerinde uğraşıyordum. Çok büyük boyutlu bir çalışmaydı, yer açmak için bilgisayardaki lüzumsuz dosyaları sil­mem gerekebiliyordu zaman zaman. Çalışmanın bitmek üzere olduğu bir akşam hard diskte yer açmaya çaba­larken yanlışlıkla bu çalışma dosyasını silmişim. Bir anda tüm uğraşlar, gece­li gündüzlü yorulmalar hop uçuverdi. Söz konusu proje İSKİ’ye ait bir proje ve firma için de hayatî önem taşıyor­du haliyle.</p>
<p><strong>Harddisk kurtarma programları ve firmaları yok muydu?</strong></p>
<p>Hayır canım, nerde o zaman şim­diki gibi imkanlar? O günkü şartlarda harddiski kurtarma şansımız olmadı. Yurtdışında görüştüğümüz birkaç fir­ma çok fahiş ücretler talep ediyordu, ayrıca garanti vermiyordu kurtarılabi­leceğine dair.  Bizimse sıkıntımız zaman nokta­sındaydı. Yapacak bir şey kalmayın­ca tüm ekip toplandık, bereket ki çık­tı olarak aldığımız ozalit baskının film­leri vardı. Değiştirilmesi gereken say­faların yeniden yapılması için ajans­ta çalışan arkadaşlarla iş bölümü yap­tık. Üç gün uykusuz bir şekilde geceli gündüzlü çalışarak projeyi sonuçlan­dırdık.  Bu iş sonrası grafikerlik mesleğini bırakmaya karar verdim. Bu şekilde iş yapamayacağımı düşünüyordum. Gi­dip o zamanın şartlarına göre iyi özel­liklerde bir bilgisayar aldım ve 3D’ye başladım. Yıl 1999 sıralarıydı ve inter­nete dial-up ile bağlanılıyordu. Yapa­bildiğim kadarıyla araştırmaya başla­dım. Yabancı kaynaklardan yararlana­rak kendimi geliştirdim.</p>
<p><strong>İlk ciddi 3D çalışmalarınız hangi­leriydi?</strong></p>
<p>Bu dönemdeki ilk ciddi 3D çalış­malarımdan biri Sigarayla Savaşan­lar Derneği için yapmış olduğum ka­rakter animasyonu oldu. Mezar ka­zan sigaraları anlatan bu animasyon TV’lerde sık sık yayınlanmaya başla­dı. Yıllarca da yayınlandı. Benim için önemli bir başlangıç oldu bu animas­yon. Ayrıca çok önemli bir teşvik ma­hiyetindeydi. Arada belirtsem iyi ola­cak, bu animasyon çalışmasında para kesinlikle mevzubahis olmadı. Daha sonra Otomobilciler Derneği için 3D bir çalışma hazırladım. Kızının doğum gününe yetişmeye çalışan bir babanın yolda karşılaştığı Rock’çı bir motosikletliyle yarışa girmesi ve kaza geçirmesi ile ilgili bir animasyondu. Modelleme ve kurgusu için 3 ay kadar uğraşmıştım. O günkü programların imkanlarıyla bugün bile nasıl yaptığı­ma şaşırdığım bir çalışmadır.</p>
<p><strong><em><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot006.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-690" title="ScreenShot006" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot006.jpg" alt="" width="152" height="251" /></a></em></strong></p>
<p><strong>Türkiye’den sizi Amerika’lara ka­dar koparan neydi peki?</strong></p>
<p>Bebek’te yeni açılacak bır diskonun 3 boyutlu mimari görselleştirilmesi istendi. Üzerinde ciddi emekler sarf ederek hazırladığım bu çalışmadan paramı almakta o kadar zorlandım ki, parayı tahsil etmek için normalin dı­şında yöntemlere başvurmak zorun­da kaldım.  Bu olay benim için bir başka dö­nüm noktası oldu. Türkiye’deki şart­lar ve insanların bakış açısı çok et­kiledi. Bu mesleği yapacaksam ar­tık Türkiye’de olmayacağını anlayın­ca Amerika’ya gitmeye karar verdim. Yıl 2000’di sanırım, eğitim amaçlı vize alarak yola düştüm. Amacım hem dili­mi geliştirmek ve aynı zamanda da işi­mi yapmaktı.</p>
<p><strong>Gidince hemen iş bulabildiniz mi peki? Sonuçta ilk kez gidiyorsunuz?</strong></p>
<p>Gittikten 3 ay sonra bir TV firmasın­da Motion Grafik Sanatçısı olarak ça­lışmaya başladım. Jenerikler, hareket­li yazılar gibi işler yapıyordum. Model­leme için Lightwave kullanıyor, Digi­tal Fusion programıyla da composi­ting yapıyordum. Yaklaşık 1.5 yıl ka­dar burada çalıştım. Bu sırada Naked Project’in yönet­menlerinden olan Pier Luca De Car­lo (pierlucadecarlo.com) ile tanıştım ve ona özel projeler hazırlamaya baş­ladım. Pier Luca Türkiye’de de Pante­ne, L’oreal gibi büyük firmalara reklam çeken bir yönetmendi aynı zaman­da. Bir yandan ona iş yaparken, diğer yandan da Santa Monica College Film Studie’de eğitim almayı sürdürüyor­dum. 2003’te Türkiye’ye geldim. Ar­tık kendi ülkemde devam etmek is­tiyordum. Ne yazık ki, 3D sektörün­de bir gelişme olmadığı için tek­rar düşünmeye karar verdim. Bu es­nada, Kanada’da daha önce başvuru yaptığım Vancouver Film School (vfs. com)’dan başvurumun kabul edildiği­ne ve kısmı bir bursla okuyabileceğime dair bir yazı gelince oraya gittim. Okul esnasında çok başarılı proje­ler hazırladık. Okul bittiğinde hazır­ladığımız bu projeler, dönem bitirme projem ve diğer çalışmalarımla stüd­yolara başvuru yaptım. Demolar gön­derdim. Çok geçmeden, AnthemFX firmasından iş teklifi aldım. 1,5 yıl çe­şitli projelerde Generalist olarak çalış­tım. Daha sonra Montreal’da Meteor Stüdyoları’ndan “Journey to The Cen­ter of The Earth” (Dünyanın Merkezine Yolculuk) filminde FX Animation Ar­tist olarak çalışmak üzere teklif alınca oraya geçtim. Yaklaşık 10 ay kadar bu­rada çalıştım.  Proje bitince yine Mont Real’de bu­lunan bir başka stüdyoda FX Artist olarak çalışmalarımı sürdürdüm. 2007’de Türkiye’ye geldim ve bir ay kadar bir süreyle Arog filminde FX Set Danışmanlığı yaptım.</p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot007.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-691" title="ScreenShot007" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot007.jpg" alt="" width="164" height="254" /></a><strong>Neden bu kadar kısa sürdü?</strong></p>
<p>Öncesınde LucasArts ile bir kont­rat imzalamıştım ve çağrıldığımda gitmem gerekiyordu. İşte bu kontrat gereği bir ay sonra FX Animation Ar­tist olarak çalışmak üzere Singapur’a geçtim. Burada 10 ay boyunca Clo­ne Wars isimli animasyon projesin­de çalıştım. Bu bir TV dizisiydi. Ancak Singapur’a adapte olamayınca çeşitli sağlık sorunlarım baş gösterdi, daha fazla devam edemeyince Türkiye’ye zorunlu dönüş yaptım.</p>
<p><strong>En son dönüşünüz bu herhalde. Şu anda ne yapıyorsunuz, bir pro­je var mı dahil olduğunuz?</strong></p>
<p>Şu an bir Türk filminin CG Süper­vizörlüğünü yapıyorum. Henüz daha başlangıç safhasında olduğundan bil­gi vermem doğru olmaz diye düşünü­yorum</p>
<p><strong>Yaptığınız işi tam olarak nasıl ta­nımlayabilirsiniz? Türkiye’de böyle bir sektör var mı?</strong></p>
<p>Yaptığımız iş sinema sanatı, güzel sanatlar, daha farklı bir ifadeyle abartı sanatı. Bu sektörü görsel kalitesi yük­sek ve eğlenceli hale getirmeye çalı­şıyoruz. İşimizin en önemli kısmı, ya­pılması imkansız olan bir şeyi veya ya­pılması çok pahalı olan bir anı biligsa­yar ortamında oluşturmak. Türkiye’de böyle bir sektör var, ancak yurtdışı ile kıyaslamamız mümkün değil elbette.</p>
<p><strong>Amerika’da bu sektöre dahil ol­mak için ne yapmak gerekiyor? “Ben işi biliyorum” diye sizin yaptı­ğınız şekilde direkt gidilse olur mu şimdi?</strong></p>
<p>Amerika’da bu sektöre girmek ger­çekten çok zor. Şu zaman ve şartla­rı göz önünde bulundurursak, benim yaptığım deliliği yaparak gidip çalış­mak neredeyse imkansız artık. Ancak ciddi bir gayret gerekiyor. Böyle bir işe teşebbüs ediyorsanız, bu işi nerede öğrendiğinize dair verilebilecek cid­di bir de yanıtınız olmalı. Kendi kendi­me öğrendim, bir ustanın yanında öğ­rendim, özel ders aldım cevapları ka­bul edilemez cevaplar sınıfına giriyor. Önceden VHS kasetlerle çalışmalarını­zı göndermelisiniz ki, adamlar incele­meli, bakmalı, eğer beğenilirse zaten sizi çağırıyorlar.  Örneğin, Amerika’ya ilk gittiğim sı­rada kendime o kadar güveniyordum ki, Digital Domain firmasının kapısına elimi kolumu sallaya sallaya vardım. Bilenler bilir, film efektleri, karakterler, film materyalleri hazırlayan, neredey­se bütün büyük filmlerde yer almış ciddi bir firmadır Digital Domain. Ör­neğin Brad Pitt’li “Benjamin Button’un Tuhaf Hikayesi” filminin görsel efekt­lerini yaptı. (Digitaldomain.com) Ka­pıdaki görevliye yarım yamalak İn­gilizcemle burada çalışmak için baş­vuru yapmak istediğimi ve yetkili bi­riyle görüşmek istediğimi söyledim. Görevli gayet nazik bir ifadeyle bu­nun mümkün olmadığını belirtti. Fa­kat Türkiye’den bunun için özel olarak binlerce kilometre mesafe kat ederek geldiğimi vurgulayarak o kadar ısrar ettim ki, görevli beni bir yetkiliye gö­rüştürmeye karar verdi. Görüştüğüm yetkili, burada işlerin bu şekilde yü­rümediğini, bu stüdyoda çalışmak is­teyenlerin çalışmalarını bir VHS kaset şeklinde ellerine ulaştırmaları gerekti­ğini, eğer izleyip etkileyici bulurlarsa o kişilerle ancak o şekilde temasa geç­tiklerini belirtti.</p>
<p><strong>Hangi projelerde yer aldınız ve ne tür görevler üstlendiniz?</strong></p>
<p>Masters of Horror (Korkunun Usta­ları) serisinden, Pelts, The Fair Haired Child (Sarışın Çocuk), Dance of The Dead (Ölüm Dansı) isimli TV filmlerin­de çalıştım. Ayrıca Merlin’s Apprentice (Merlin’in Çırağı), Son of The Dragon (Ejder’in Oğlu), Final Days of Planet Earth (Dünya Gezegeninin Son Gün­leri), Butterfly Effects 2 (Kelebek Etki­si 2), Clone Wars (Klon Savaşları &#8211; Ani­masyon), Journey to the Center of The Earth 3D (Dünyanın Merkezine Yolcu­luk 3D) gibi filmlerde de çalıştım. Bu filmlerde, Generalist, Match Moving (Camera Tracking, Object Tracking La­yout), FX Artist gibi görevler yaptım.</p>
<p><strong>Güzel sanatlar okumak şart mı bu tür konularda başarılı olmak için? Çoğu gencimiz güzel sanatla­rı kazanamıyor ama kabiliyeti var. Vaz mı geçmeliler, ya da nasıl de­vam etmeliler?</strong></p>
<p>Aslında azimli olmak şart. Güzel sanatlarda okuma şansı bulabilen­ler, mevcut yeteneklerini çok daha fazla ileriye taşıyabileceklerdir. Oku­mak çok fark ediyor. Mesela ben Kanada’daki film okulunu bitirdikten sonra profesyonelleşmeye başladım. Kazanamayanlar tekrar denemeliler. Ayrıca kendilerinde ciddi bir potansi­yel görenlerin her yolu denemelerini öneriyorum. Ama illa ki Türkiye’de kal­maları da gerekmiyor.</p>
<p><strong>Siz de güzel sanatlar okumadınız, ancak yurtdışında bu konuda ciddi bir eğitim almışsınız. Hayat sizi yurtdışına sürüklemese idi, yine bu seviyede olabilmeniz mümkün müydü?</strong></p>
<p>Zannetmiyorum, hem bu seviye­de olmazdım, hem de bu işi yapıyor olmazdım. Sonuçta eğitim almak işin en önemli aşaması.</p>
<p><strong>3 boyutlu çalışmalar yapıyorsu­nuz. Türkiye’de bu konuya duyulan ilgi de gün geçtikçe artıyor. Merak­lılarına hangi programları öğren­melilerini önerirsiniz?</strong></p>
<p>Autodesk firmasının neredeyse bü­tün 3D programları kendi bünyesine katmasıyla bu alanda bir anlamda te­kelleşme oluşmuş gibi duruyor.  İsim vermek gerekirse, Maya, Hou­dini, Soft Image, 3D Studio Max, Ligh­twave programlarından en az birini öğrenmeleri lazım.</p>
<p>Ayrıca FX artist olmak isteyenle­rin mutlaka bir compositing prog­ramı kullanması şart. Dünyada ve Türkiye’de 3D program bilenlerden zi­yade, compositing programları bilen­ler daha çok aranıyor, hatta daha çok kazanıyor.  En önemli compositing program­larını belirtmek gerekirse Nuke, Sha­ke, Fusion, After Effects, Combustion programlarından birini öğrenmeleri iyi olur. Bildiğim kadarıyla Türkiye’de en çok After Effects ve Fusion kullanı­lıyor.</p>
<p><strong>Kişisel olarak iyi bir animasyon yapabilmek için ne tür bir alt yapı gerekir? Sadece program bilmenin bu işe etkisi nedir?</strong></p>
<p>Klasik animasyon tekniklerini bil­mesi gerekiyor. Bu işin okuluna git­mek gerekir. İyi bir eğitim almayan bi­rinin iyi bir animasyon yapması çok zor, ama imkansız diyemeyiz. Kısaca­sı program bir araç. Basit bir çuval ani­masyonu ya da top animasyonu için bile animasyon tekniklerini iyi bilmek lazım.</p>
<p><strong>Bu meslekte başarılı olmak için çizim yapabilme kabiliyeti şart mı?</strong></p>
<p>İyi bir ses yorumcusunun kalkıp bu işi yapması düşünülemez. Dolayı­sıyla çizim kabiliyeti olması büyük bir avantajdır, ancak çizim kabiliyeti şart diyemem. Bununla birlikte, kesinlikle sanatsal gözü ve sağlam bir bakış açı­sı olmalı. Hem sanatsal kabiliyeti ve hem de teknik yeteneği olanların önü daha açık, onu belirtmekte fayda var.</p>
<p><strong>Sinemalarda izlediğimiz bir film ya da bir animasyon kaç farklı aşa­madan oluşuyor? Yani, bir filmin oluşması için kaç sayıda uzmanlık alanı vardır?</strong></p>
<p>Bir film, PreProduction, Production ve Post Production olarak 3 evreden oluşur. PreProduction, filmden önceki ön çalışmadır. Storyboard, skeçler, çi­zimler, previz gibi artwork’lar burada yer alır. Production kısmı üretimle ilgi­lidir. Filmde bilgisayar kullanılacaksa, setin efektler için ayarlanması gerekir. Digital karakterlerle setler içi model­lemeler başlar. Setten gelen görüntü­lerin modeling, match moving, layo­ut, animation texturing, FX animati­on, compositing gibi aşamaları bura­da gerçekleşir. Post Production, mon­taj ile ses efeklerinin oluşturulduğu aşamadır. Aşamaları ele aldığımızda çok sayıda uzmanlık alanı gerektirdi­ği de görülüyor zaten.</p>
<p><strong>Kişisel olarak iyi bir animasyon yapabilmek için ne tür bir alt yapı gerekir? Sadece program bilmenin bu işe etkisi nedir?</strong></p>
<p>Klasik animasyon tekniklerini bil­mesi gerekiyor. Bu işin okuluna gitmek gerekir. İyi bir eğitim almayan bi­rinin iyi bir animasyon yapması çok zor, ama imkansız diyemeyiz. Kısaca­sı program bir araç. Basit bir çuval ani­masyonu ya da top animasyonu için bile animasyon tekniklerini iyi bilmek lazım.</p>
<p><strong><em><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot011.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-693" title="ScreenShot011" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot011.jpg" alt="" width="155" height="220" /></a></em></strong></p>
<p><strong>Ciddi bir animasyon filmi için ne kadar süre, kaç kişilik bir ekip ve ne çapta bir stüdyo gerekir?</strong></p>
<p>Bir yıldan daha fazla ön araştırma ve ön hazırlık sürer. Film yapım süre­si de ulaşmayı düşündüğünüz kalite­ye göre değişir. Aslında göreceli bir süre. Ancak ortalama 2 – 2,5 yıl der­sek herhalde yanılmış olmayız. Fakat, Türkiye’de bu sürenin çok daha uzun olması kaçınılmaz. Ekip anlamında da sadece artist / sanatçı olarak mini­mum 40 kişi gerekir diye düşünüyo­rum. Hacimsel anlamda bu insanları bir arada tutabilecek çapta düzenlen­miş bir mekân yeterli olabilir.</p>
<p><strong>Şu anda diyelim ki, ilgili prog­ramlara vakıf arkadaşlarımız var. Bunlar kendilerini nasıl ciddi bir se­viyeye taşıyabilirler, neler yapabi­lirler?</strong></p>
<p>Hevesli olmaları, çok iyi para kaza­nabileceklerini ummadan kendilerini geliştirebilecekleri işler yapmaları ve bu gelişim döneminde para kısmını göz ardı etmeleri gerekiyor. İşin esası merak etmek, hevesli olmak ve azmi elden bırakmamak.</p>
<p><strong><em><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot010.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-694" title="ScreenShot010" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot010.jpg" alt="" width="153" height="208" /></a></em></strong></p>
<p><strong>Lucas Stüdyolarında Yıldız Savaşları’nın yaratıcısı George Lu­cas ile bir dönem çalışma şan­sınız oldu. Nasıl bir ortamda ve mekânda çalışıyor insanlar?</strong></p>
<p>Çoklu bir kültür var öncelikle. Dün­yanın her yerinden insanlar çalışıyor. Başarısını kanıtlamış ve yetenekli in­sanlar. Hepsi sanatçı. Sabah 9.00, ak­şam 6.00 anlayışından ziyade görev amaçlı çalışılıyor. Birimler var, herkes ilgili olduğu birimde görevini yürütü­yor. Bu tür stüdyoların en önemli özel­liği devlet tarafından desteklenme­si. Lucas’ın benim gördüğüm bir di­ğer özelliği de, dünyanın neresinden olursa olsun, getirdiği sanatçılarla ça­lışması için kendi vatandaşı genç ye­tenekler tayin ediyor ve kendi ülke­sinden bu gençlerin de yetişmesini sağlıyor.</p>
<p><strong>Son günlerde, gerek Shrek olsun, gerek Buz Devri gibi önde gelen animasyonlarda facial animation, yani yüz mimikleri noktasında ku­sursuz denebilecek sonuçlara ula­şıldığını görüyoruz. Bu nasıl müm­kün oluyor?</strong></p>
<p>Programların yetenekleri artıyor. Motion Capture sistemleri sürekli ge­liştiriliyor. Bu sistemler yüzdeki mi­mikleri yakalayan teknik ve yöntemle­ri içeriyor.</p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot008.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-695" title="ScreenShot008" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot008.jpg" alt="" width="318" height="215" /></a><strong>İlk sohbetimizde Loop Develo­per diye bir oluşumdan bahsetmiş­tiniz. Amerika’da animasyon stüd­yolarının bu insanlara ciddi yatı­rımlar yaptığını ve çok ciddi şekilde önemsendiğini belirttiniz.</strong></p>
<p>Bir projeye başlamadan önce ya da devam ederken filmin genel görünü­şünü ve efektlerini tasarlayan insanlar bunlar. Sırf bu bölüme yatırım yapan stüdyolar var. Alt yapıyı geliştiren ve hazırlayan kişiler. Haliyle de film için önemli bir iş yapıyorlar.</p>
<p><strong>Animasyonlar konusunda merak edilen bir konu da, bu kadar gerçekçi yapılan karakterler için gerçek hayattan modeller kullanılıp kullanılmadığı. Var mı böyle bir durum?</strong></p>
<p>Evet, öncesinde çeşitli modelleme­ler yapılıyor, Ama genel olarak bilgisa­yar ortamında oluşuyor.</p>
<p><strong>Animasyonlarda şu an en çok dikkat edilen konu seslen­dirmelerin ünlü sa­natçılara yaptırılma­sı. Bu seslendirmeler nasıl gerçekleşiyor? Sonuçta bir animas­yondan bahsediyo­ruz; seslendirmelere göre mi animasyon yapılıyor, yoksa ani­masyon önce yapılıp sonra mı seslendirme yapılıyor?</strong></p>
<p>Önce karakter ta­sarımı yapılıyor, sonra ona bir kişilik giydirili­yor. Bu karakter, me­sela deniliyor ki, Ed­die Murphy’nin bir fil­mindeki şu karaktere çok benziyor, onun fi­lan filminde canlandır­dığı kişideki afacanlık ve çok bilmişliğe sahip, o seslendirir­se de çok iyi olur. Örneğin Shrek’te eşeği Eddie Murphy seslendirmişti. Yine aynı şe­kilde, diyelim ki bir karakter oluşturul­du. Ekipten biri diyor ki, “bu bana Cem Yılmaz’ın Gora’daki Arif’in karakteris­tik özelliklerini çağrıştırdı.” Üzerinde konuşuluyor, bunu en iyi kim seslen­dirir, “olsa olsa Cem Yılmaz” deniyor mesela Sonra seslendirme üzerine Lip Syncing (Dudak Hareketleri) dikkate alınarak animasyon geliştiriliyor.</p>
<p><strong>9 ay boyunca Clone Wars denilen dünyaca ünlü animasyon projesin­de yer aldınız. Bu projeden bahse­der misiniz biraz?</strong></p>
<p>Bu projenin başlaması Singapur hü­kümetinin bir stratejisidir. Amerika’da biliyorsunuz görsel efekt dendi mi akla gelen belli başlı şehirler var, Avrupa’da da öyle nitekim. İşte Singa­pur Asya’da görsel efekt denildi mi ilk akla gelen şehir olmak, bu konudaki artistleri bir araya toplamak için uğraş veriyor. Hükümet bu konuda stüdyo­larla konuşarak orada yerleşmesi için ciddi destekler veriyor. Örneğin, Lu­cas Studyoları ile görüşülüyor ve ora­da bir firma kuruluyor. Ben de Lucas’la anlaşma yaptım ve orada görev aldım.</p>
<p><strong>Animasyon ve görsel efekt me­raklısı ve uzmanı kişilerin bu işi en iyi yapabileceğini düşündüğü yer­ler neresidir?</strong></p>
<p>Avrupa’da İngiltere / Londra başı çekiyor. Son zamanlarda gelişen Al­manya / Münih’i de dâhil edebilirim. Amerika’da Los Angeles ve New York var. İkisi başı çekiyor. Kanada’da To­ronto ve Meksika bu işin diğer mer­kezleri.</p>
<p><strong>Türkiye’de animasyon dene­meleri yapıldı. Zaman zaman si­nema filmlerinin de animasyon­larla desteklendiğini görüyoruz. Türkiye’deki bu tür denemeleri na­sıl değerlendiriyorsunuz? Sizce Tür­kiye bu noktada ne aşamada?</strong></p>
<p>Türkiye’de bu işe profesyonel ba­kan eleman sayısı az. Sektörde profes­yonel ve iş üretme kabiliyeti olan in­san da çok yok. Bunun en büyük ne­deni sektörün pek gelişmemesi. Tek­nik bilgi ve vizyon eksikliğinin rolü bunda çok büyük. Ama iyiye gittiği­ni söyleyebiliriz. Bu iyiye giriş biraz da yatırımlara bağlı. Yatırımlar artarsa imkanlar artacak, kaliteli insanlar or­taya çıkacak, cesaretlenecekler. Peşin­den de güzel işler.</p>
<p><img title="ScreenShot014" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot014.jpg" alt="" width="155" height="218" /><a href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot012.jpg"> <img title="ScreenShot012" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot012.jpg" alt="" width="155" height="215" /></a> <img title="ScreenShot013" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot013.jpg" alt="" width="153" height="219" /></p>
<p><strong>Ülkemizde görüntülü reklamlar konusunda ciddi emekler sarf edi­liyor. Gerçekle animasyonu birleş­tirme noktasında sanki reklam ça­lışmaları daha iyi bir başarı yakala­mış gibi?</strong></p>
<p>Reklam filmlerinin bütçesi yüksek oluyor. Bu nedenle iyi çalışmalar ya­pılıyor. Ayrıca reklam firmaları bel­li sayıda olduğundan çalışanlarının Türkiye’deki en iyi elemanlardan oluş­tuğu bir gerçek. Bu iş bununla doğru orantılı. Sonuçta sinema filmi yapmı­yorlar.</p>
<p><strong>Beğendiğiniz uygulamaları içe­ren filmlerden örnekler verebilir misiniz?</strong></p>
<p>Kendi içinde stilize olarak değer­lendirirsek, Sin City çok iyi. Açıkçası görsel efektleri iyi olduğu belirtilen 300 Spartalı filmini pek beğenmiyo­rum. Benjamin Button da dijital karak­ter özellikleri ve facial placement (yüz yerleştirme) açısından çok özel yeri olan bir filmdir. Ayrıca Gladyatör filmi­ni de çok beğendiğimi eklemeliyim.</p>
<p><strong>Sanalkurs dergisi okurlarına son olarak neler söylemek istersiniz?</strong></p>
<p>Benim iki tarafa da şöyle bir önerim var; hem yapımcıya, hem emekçi ola­cak insanlara: Bu iş ciddi alt yapı gerektiren bir iş. Bunun gerekliliğini yapmak gere­kiyor. Bunun alt yapısı için biraz para harcamak şart, bu bir gerçek. Bu sektörde uzmanlık seviyesi­ne gelmiş yerli ve yabancı kişilerin Türkiye’ye getirilip buradaki çalışan­larla birlikte iş üretmelerini sağlamak lazım. Bilim ve sanatı üretmediğimiz için dışarıdan ithal ediyoruz. Bizim de ar­tık bir şeyler üretmemiz gerekiyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em><br />
</em></strong></p>

<p class="sayac_bilgi"><b><i>Bu yazı toplam 812, bugün ise 2 kez okundu.</i></b></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.sanalkurs.net/bir-gorsel-efekt-ustasi-muzaffer-korkut.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ünlü Karikatürist: Osman Turhan</title>
		<link>http://blog.sanalkurs.net/zaman-gazetesi-cizeri-osman-turhan.html</link>
		<comments>http://blog.sanalkurs.net/zaman-gazetesi-cizeri-osman-turhan.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Aug 2011 21:32:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[çizerlik]]></category>
		<category><![CDATA[grafik]]></category>
		<category><![CDATA[grafik tasarım mesleği]]></category>
		<category><![CDATA[illüstrasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Osmun Turhan]]></category>
		<category><![CDATA[sanalkurs]]></category>
		<category><![CDATA[zaman gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.sanalkurs.net/?p=676</guid>
		<description><![CDATA[Zaman Gazetesi’nin ünlü çizeri Osman Turhan konuğumuz oldu. Türkiye’nin en büyük gazetelerinden birinde kendine has üslubuyla gündemi yorumlayan, karikatür ve illüstrasyonları ile çok konuşulan bir sanatçı olarak sorularımızı içtenlikle yanıtladı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-677" title="osman turhan" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/osman-turhan.jpg" alt="" width="227" height="368" /><em><strong>Zaman Gazetesi&#8217;ndeki sıradışı karikatürleriyle tanınan</strong><span class="Apple-style-span" style="font-size: 15px; font-weight: bold;"><strong> Osman Turhan konuğumuz oldu. Türkiye’nin en büyük gazetelerinden birinde kendine has üslubuyla gündemi yorumlayan, karikatür ve illüstrasyonları ile çok konuşulan bir sanatçı olarak sorularımızı içtenlikle yanıtladı.</strong></span></em></p>
<p><strong>Sizi daha çok Zaman Gazetesi&#8217;ndeki kendinize has bir üslupla gündemi yorumlayan karikatür ve illüstrasyonlarınızdan tanıyoruz. Çizgiyle olan serüveniniz nasıl başladı ve kendi çizginizi nasıl oluşturdunuz? Daha doğrusu, nasıl geldiniz buralara? </strong><br />
Çizgi, hayatımda bir tür oyun olarak başladı. Oyuncakların şimdiki kadar bol olmadığı bir zamanda çocuk olmanın avantajını yaşadım sanıyorum. Kalem ve kağıtla oynamanın bir sonucu oldu çizerlik. Çalışmalarımın belli bir tarza dönüşüp olgunlaşması yıllar aldı. Hala da arayışlarım sürüyor. Siyasi içerikli çizgilerin yanı sıra çocuklar için de illüstrasyonlar hazırlıyorum. Çizgi hikayeler, şiir yorumları, masal ve hikaye illüstrasyonları&#8230; Çocukların hayal dünyasına yakın olmak güzel bir duygu.</p>
<p><strong>Gündemi çok başarılı bir şe kilde yorumluyorsunuz. Anlatımınız son derece vurucu, esprileriniz çok şaşırtıcı ve zekice. İnsanın içi ne bomba düşüyor gibi. En hassas noktayı yakalıyor ve genel anlam da mesajlar sunuyorsunuz. Bunu başarabilmenizin sırrı nedir? Bir püf noktası var mıdır?</strong><br />
Dünyada ne olup bittiği ile ilgileniyorum her duyarlı insan gibi. Ama günlük yüzeysel haberleri, polemikleri okuduğumu söyleyemem. Gün demi takip edebilmek için bütün haberleri satır satır okumayı sağlıklı bulmuyorum. Abur cubur yemek gibi geliyor bana. Bedenimizin gelişimi için gıdalar konusunda nasıl seçici oluyorsak zihnimizin sağlığı için de o derece dik katli olmalıyız. İyi çizebilmenin bir çok püf noktası var; okurunu ciddiye almak, eleştirileri dinlemek, ama sanatının doğrularından da şaşma mak gerekiyor. Mükemmel çizdiğini, yazdığını düşünen çizer/yazar inişe geçmiş demektir. Bunun yanında hakaret içeren ve berbat çizdiğinizin ifade edilmesi de ‘kötü çizer’ olduğunuz anlamına gelmiyor. Bu durumda içimdeki sanat yap ma dürtüsüyle okurumun beklen tileri arasında denge kurmaya ga ret ediyorum. Sancılı bir süreç oluyor çoğu zaman.</p>
<p><strong>Türkiye’nin en çok satan gazetelerinden birinde çiziyorsunuz. Gündemi sıkı takip etmenizi gerek tiren ve ulaştığı kitle itibariyle de size ciddi sorumluluklar yükleyen bir ortamda çalışmak nasıl?</strong><br />
Günlük yayında çizmek yorucudur, lakin sıkıcı değildir. Her yeni gazete ile heyecanınızı <img class="alignright size-full wp-image-678" title="ScreenShot002" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot0021.jpg" alt="" width="318" height="318" />tazelersiniz. Gazete okuru kolay algılanan espirilerden hoşlanır. Günlük tüketilen bir yayın için bu beklentiye hak versem de ben kolaycılıktan yana değilim. İnsa­nın kapasitesini zorlamayan yazı ya da çizgi onu geliştirmez. En çok sa­tılan gazetenin en çok okunan say­fasında çizmek ağır sorumluluk yük­lüyor elbette. Ertesi gün yüzbinler­ce insanın karşısına yeni, anlaşılır ve sağlam bir fikirle çıkmak zorunda ol­duğumu aklımdan çıkarmıyorum.</p>
<p><strong>Çizim anlayışınıza biraz eğil­mek istersek, nasıl bir çerçevede çizmeyi tercih ediyorsunuz? Kendi­nize ait belli başlı kurallarınız var mıdır?</strong><br />
Doğrudan insanları çizip hedef al­maktansa kavramlar ve semboller üzerinden eleştirimi gönderiyorum. Bir anlamda kişiyi değil, zihniyetini hicvediyorum. Bu uslubu benimse­memin sebebi daha estetik çözüm üretme şansım oluyor. Uluslararası arenada çizgilerim anlamlarını kay­betmiyor. Yıllar sonra da okurunu dü­şüncelere sevk etmeye devam ediyor çizgiler.</p>
<p><strong>Çizgilerinizin ana temasını oluşturan unsurlar nelerdir? Çalış­malarınıza tematik anlamda bir isim koyabilir misiniz? (Siyasi kari­katürler vs. )</strong><br />
Çizgilerimin ana teması insanın zafiyetleridir. Hırsı, düşüncesizliği, kabalığı, canbazlığı, kurnazlığı vs. Nadiren de olsa güzel hasletleri de konu ediyorum. Çizgilerim arasında siyasi karikatür sınıfına dahil olabilecek çalışmalar var, ama genel anlam da baktığınızda ‘siyasi’ tanımı örtüşmüyor. Bazen şiirsel, bazen sert, kimi zaman da duygusal olabiliyor</p>
<p><strong><em>Çizimlerinizde kullandığınız teknik ve üsluptan bahsedelim biraz da. Çizimlerinizde ne tür yön temler kullanıyorsunuz? Dijital çizimle aranız nasıl?</em></strong><br />
Teknik anlamda pratik çözümler üretmeyi tercih ederim. Yayın akışına ayak uydurmanın ön şartıdır hızlı olmak. Hızlı olurken de kaliteyi elden bırakamazsınız. Bu yüzden zaman zaman fırça mürekkep kullansam da, çoğu zaman dijital ortamda hazırlı yorum çalışmalarımı. Okuruma nasıl bir çağrışım sunabiliyorum buna ba karım. Hangi teknikle çözümlendiğinin önemi yok bence. Önemli olan farklı, şaşırtıcı bir leke kompozisyonuyla sunabilmektir fikrinizi.</p>
<p><strong><em>Mesela diyelim ki, yarın için bir çizim yetiştirmeniz gerekiyor. Na sıl bir süreç ve ortam sizi bekliyor olurdu?<br />
</em></strong>Her zaman elimin altında bir eskiz defterim mevcuttur. Gördüklerim ve yaşadıklarım karşısında oluşan esprileri not alırım. Bu notları daha sonra yeniden düşünür, iyi bir fikir ise çizerim. Çizme aşaması fikir aşaması kadar sancılı oluyor bende. En iyi ve et kili kompoze etmeliyim konuyu diye onlarca eskiz oluşturuyorum. Beğenene kadar sürüyor bu aşama. Özellikle ilk espri çağrışımlar ortalama herkesin aklına gelebileceği için onları atlarım. Farklı ve iyi olabilmek için beyin cidarlarını zorlamalısınız. Aksi halde tekrara düşme tehlikesi var</p>
<p><strong><em>Çizimlerinizde çizdikten sonra “şunu çizmeseydim”, veya çizdikten </em></strong> <strong><em>sonra “onu değil, keşke şunu çizseydim” dediğiniz anlar oldu mu?</em></strong><br />
Ülkemizde gündem o kadar hızlı akıyor ki, ‘keşke şu konuyu öncelikli ele alsaydım’ dememek mümkün değil. Fakat gündemi takip etmek gibi gündem oluşturmak da önemlidir. Herkesin ‘a’ dediği bir ortamda ‘b’ diyerek önemli ama gündeme geleme yen konuları işlemek gerekir diye düşünüyorum.</p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot0041.jpg"><img class="size-full wp-image-679 alignright" title="ScreenShot004" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot0041.jpg" alt="" width="322" height="436" /></a><strong><em>Yaptığınız çalışmalardan bahsedelim biraz. Neler çizmek sizi daha çok mutlu ediyor? Kapaklar, illüstrasyonlar, karikatürler? Çalış tığınız başka mecralar? </em></strong><br />
Çocuklar için yazılmış şiirleri hayal dünyamda renk ve biçime dönüştürerek yorumlamayı pek severim. İnsanın manevi iklimine dair çizimler de huzur veriyor. Siyasi içerikli karikatürler ise daha yorucu oluyor. Fakat toplumsal bir yaraya işaret edebiliyorsam bahtiyar sayarım kendimi.</p>
<p><strong><em>Çalışmalarını örnek aldığınız sanatçılar oldu mu? Ve bunlar sizi ne ölçüde etkiledi?</em></strong><br />
Türkiye’de çizgi sanatı bazı istisnai isimler dışında hakettiği şekilde temsil edilmiyor. Örnek aldığım değil ama severek takip ettiğim sanatkarlar var elbette. Bunun yanında genç çizerlere örnek almamalarını tavsiye ettiğim çok sayı da karikatürcü var. <strong><em>– </em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>Bildiğimiz kadarı ile şiirler de yazıyorsunuz. Şiir noktasında da iddialı mısınız? </em></strong>Daha önce bir söyleşide de böyle bir soruyla muhatap oldum. Şiir yazdığımı söyleyemem ama bir şair donanımında ol maya gayret gösteriyorum. Zihnimde yoğunla şan şiirsel duygularımı çizgiye dök meye çalışırım. Yazmak başka ustaların işi. En çok saygı duyduğum edebi yat koludur şiir bu arada.</p>
<p><strong><em>Şiir ve resim haricinde uğraşlarınız var mı?<br />
</em></strong>Bazı yayıncı dostlarıma tasarım danışmanlığı kapsamında destek veriyorum. Genç arkadaşlarla söyleşiler yapmaktayız zaman zaman. Çizer adaylarına her fırsatta tecrübe ettiğim ve doğruluğuna inandığım hususları hiç vakit kaybetmeden aktarmaya çalışıyorum. <strong><em></em></strong></p>
<p><strong><em>Türkiye’de çizim ve illüstrasyo’nun yeri nedir? Yurtdışı ile kıyaslar sak nasıl bir değerlendirme yapa bilirsiniz? Gösterilen ilgi sizce ye terli midir? Bunu belli bir seviyeye ulaştırmak için neler yapılabilir?</em></strong><br />
Ülkemizde karikatür sanatı bazı mizah dergilerinin düzeysiz çizgi espiri anlayışları yüzünden gelişmemiştir. Hatta bir sanattan ziyade saldırı hakaret aracı olarak algılanmış tır. Maalesef  bu ‘bir kısım’ mizah dergileri hala sığ anlayışlarını sürdürmektedir. Üstelik genç çizer adaylarına iyi bir model olamamaktadırlar. Türkiye’de karikatürle ilgilenen yüzlerce insan var olmasına rağmen, tar zı olan ulusal ve uluslararası arenada çizgileri kabul görmüş Türk sanatkar pek azdır. İllüstrasyon konusunda da durum pek iç acıcı değil. Hızlı bir yozlaşma söz konusu üstelik. Birbirine benze 68 69 yen, derinliği olmayan, tarzı oturmamış çizgiler giderek çoğalıyor. Tarz ya da uslup kaygısı olmayan bir çok gençle karşılaşmış olmak beni üzmekte. Ama ümidimi kaybetmiş değilim; idealist çizer adayları da yok değil.</p>
<p><strong><em><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot003.jpg"><img class="size-full wp-image-680 alignright" title="ScreenShot003" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot003.jpg" alt="" width="196" height="252" /></a></em></strong><strong><em>Bir karikatüristin kendini geliş tirmesinde en önemli unsur sizce nedir? Neler yapmalı, neleri takip etmeli, nelerle hemhal olmalı?</em></strong><br />
Her duyarlı insan gibi ülkesinde ve dünyada olup bitenler hakkında bir fikri olmalı. Kitaplarla arası iyi olmalı. Sadece kitaplarla değil, arkadaş larıyla, anne-babasıyla, akrabalarıyla komşularıyla da iyi ilişki kurabilmeli. İş arkadaşlarıyla ya da komşularıyla geçinemeyen insanın/yazarınçi zerin topluma katkısı ne olabilir ki&#8230; Okurunun ufkunu açabilecek bir ya zar donanımı olmalı, ama yazmamalı mesela. Çizginin gücünü entellektüel birikimle daha etkili kullanmalı. Eli kalem tutar olmak ya da iyi de sen çizmek yeterli değildir çizer ola bilmek için. Kendisini geliştirmek isteyen kendi kapasitesini zorlasın. Kolaycı olan kendini tekrar eder. Gelişmez.</p>
<p><strong><em></em></strong><strong><em>Gelecek için hedefleriniz neler? Sergiler, albümler, çalışmalar?</em></strong><br />
Gelecek için hedefim iyi biri olarak anılmak. İyi olmayı başaran, iyi yazar, iyi çizer, iyi baba, iyi doktor, iyi aşçı v.s. olur. Genel manada hedefim bu. Proje anlamında hedeflerimi sorarsanız; sergi düşüncemiz var. Daha önce Rotterdam ve Amsterdam’da gerçekleştirdiğimiz ‘Türkofobi’ başlıklı karikatürleri Avrupa’nın fark lı ülkelerinde de sergilemeyi düşü nüyorum. Yeni bir albüm düşüncem var. Türkiye’nin önemli bir sorununu konu alan bir kitap olacak kısmetse. Bazı arkadaşlarım şayet beni ikna etmeyi başarırlarsa çizgi-animasyon kulvarına adım atabilirim.</p>
<p><strong><em>Son olarak Sanalkurs Dergisi okuyucularına neler söylemek is tersiniz?</em></strong><br />
Teknoloji ile yakından ilgili bir okur kitlesi var sanıyorum dergi nin. Şanslılar çünkü geçmiş kuşaklara göre kendilerini geliştirme konu sunda avantajlı durumdalar. Topl ma pozitif katkı sağlayacak projelere imza atmayı hedeflemelerini dilerim. Mutlaka başarılı olduğunuz bir alan vardır. Bunu keşfetmek de yine size düşmekte. Başarılar.</p>
<p><strong><em>Teşekkürler&#8230;</em></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em><strong>OSMAN TURHAN kimdir ?</strong></em></p>
<p>1976 yılının ilkbaharında Mer sin’in Mut ilçesinde doğdu. Çocuk luk yıllarının büyük bir bölümünü köyünde geçirdi. Çelik çomak oy nadı. Kendine ağaç kabuklarından oyuncaklar yaptı. Kağıt ve kalemle tanıştığı yıllar da başladı çizgi macerası. İlk ve orta tahsilini vasat bir öğrenci olarak ta mamladı. Ders kitaplarının boş sayfalarında, çizgilerle anlattı kendini. 1994‘te Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümüne girdi. Farklı bir dünya ve farklı insan lar tanıdı. Yerel gazete ve dergilerde çizgileri yayımlandı. 1998 yılında bölümünden birincilikle mezun oldu. Askerliğini yaptığı Gaziantep’teki birliğinde ‘Asker ve Anne’ konulu ser gi açtı. Çalışmaları ulusal ve uluslararası platformlarda sergilendi, çeşitli ödüller aldı. Çocuklar için de hikâyeler resim leyen, illüstrasyonlar hazırlayan Osman Turhan, çizgiyle çıktığı anlamlı yolculuğuna, Zaman Gazetesi sayfalarında devam ediyor. Ayrıca TRT Haber&#8217;de Lisan-ı Hal isimli 1 dakikalık günü yorumlayan animasyonlarıyla da izleyicilerle buluşuyor. Osman Turhan’a ait web sitesinde diğer çalışmalarına bir göz atabilir, yahut Forum kısmında fikirlerinizi paylaşabilir, yorumlar yapabilirsiniz. <a title="Osman Turhan kişisel web sitesi" href="http://www.osmanturhan.com" target="_blank">www.osmanturhan.com</a></p>
<p><strong><em><br />
</em></strong></p>

<p class="sayac_bilgi"><b><i>Bu yazı toplam 925, bugün ise 3 kez okundu.</i></b></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.sanalkurs.net/zaman-gazetesi-cizeri-osman-turhan.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Marjinal Reklam ve Abdürrahim Sönmez</title>
		<link>http://blog.sanalkurs.net/marjinal-reklam-ve-abdurrahim-sonmez.html</link>
		<comments>http://blog.sanalkurs.net/marjinal-reklam-ve-abdurrahim-sonmez.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Aug 2011 20:40:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Abdurrahim Sönmez]]></category>
		<category><![CDATA[Abdurrahim Sönmez ile röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Grafikerlik]]></category>
		<category><![CDATA[sanalkurs]]></category>
		<category><![CDATA[Sanalkurs E-Dergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.sanalkurs.net/?p=665</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Marjinal Reklam’ın Art Director’ü Abdürrahim Sönmez’le rek­lam ajansları ve reklamcılık üzerine beğeniyle okuyacağınız ve sektöre dair ipuçları veren hoş bir söyleşi gerçekleştirdik Öncelikle hakkınızda bilgisi ol­mayanlar için kendinizden bahse­der misiniz? 1962 Mersin doğumluyum. Üni­versiteye kadar kendi dünyasına ka­panmış, hayal dünyası zengin bir ço­cuktum. Çok kitap okurdum, öyle ki o zamanlar Mersin İl Halk Kütüpha­nesindeki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><em><a class="highslide" style="font-weight: 800;" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/asonmez.jpg"><img class="alignleft size-large wp-image-666" title="asonmez" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/asonmez-723x1024.jpg" alt="" width="206" height="292" /></a></em><span class="Apple-style-span" style="font-weight: 800;"><em><strong><em>Marjinal Reklam’ın Art Director’ü Abdürrahim Sönmez’le rek­lam ajansları ve reklamcılık üzerine beğeniyle okuyacağınız ve sektöre dair ipuçları veren hoş bir söyleşi gerçekleştirdik</em></strong></em></span></p>
<p><strong>Öncelikle hakkınızda bilgisi ol­mayanlar için kendinizden bahse­der misiniz?</strong></p>
<p>1962 Mersin doğumluyum. Üni­versiteye kadar kendi dünyasına ka­panmış, hayal dünyası zengin bir ço­cuktum. Çok kitap okurdum, öyle ki o zamanlar Mersin İl Halk Kütüpha­nesindeki okunabilecek çoğu kitabı okumuştum. İlk gençlik dönemimde İtalyan bir oyuncu, Franco Gasparri hayranıydım. Saçlarımı onun gibi ta­rar, ona benzemeye çalışırdım. O za­manlar, ilerde bir film çekecem ve Franco Gasparri’yi oynatacam diye hayal kurardım. Sonra üniversite gel­di. Sinema okumayı istememe kar­şın, Marmara Üniversitesi Basın Ya­yın Yüksek Okulu, Radyo Televizyon bölümünü kazandım. Ailemden ay­rılıp İstanbul’a geldim. İlk yıllar yurt­ta kaldım, çok güzel dostlar kazan­dım, hala bazılarıyla arkadaşlığım sü­rer. Birara tiyatroya bulaştım. Bu çe­kingenliğimi biraz olsun üzerimden atmama yaradı. Çoğu amatör tiyat­ro grubunda olduğu gibi benim gru­bumda da bir sürü entrika dönüyor­du. 1985’te çok üzülerek de olsa, bu tiyatro grubundan ayrıldım ve tiyat­ro defterini kapattım. Üniversitede sinema dersi de görüyorduk. Hoca­mız Alim Şerif Onaran benim sinema yapmak için duyduğum isteği bildiği için bana yardımcı olmaya çalışmıştı. Ama şu lafı hala kulağımdadır. “Mer­sinli, (bana böyle hitap etmeyi sever­di rahmetli) sen sinema yapmayı çok istiyorsun ama sen de hırs yok. Bi­raz hırslı olsana evladım. Bu piyasada başka türlü başarılı olamazsın.” As­lında çok haklıydı. Ben de yeterince hırs yoktu. Gerçi o zamanlar genç bir yönetmen adayının film çekebilmesi çok zordu. Piyasada genç yönetmen diye 40 yaşlarındaki insanların adı geçerdi. Ama sonuçta Yeşilçam’ın to­zunu da bir şekilde koklamış oldum. İlk başta set fotoğrafçısı olarak adım attığım film piyasasında asistanlık, prodüksiyon ve yönetmenlik (tanı­tım filmi ve klip) gibi deneyimlerim oldu. Ama günlerce kahve köşelerin­de iş kovalamak hiçbir zaman hoşu­ma gitmeyen bir tarz oldu. Ne yazık ki o zamanlar bu işler böyle yapılıyor­du.</p>
<p><strong>Radyo &#8211; TV mezunu olmanıza rağmen reklamcılık yapıyorsunuz. Bu tercihin nedeni nedir? Sizi rek­lamcılığa iten ne oldu?</strong></p>
<p>Başta da söylediğim gibi be­nim idealim film yapmaktı. Bu yüz­den başlangıçta hep film piyasası­na girmeye çalıştım. Bir ara Mahinur Ergun’un çektiği ilk filmde hem pro­düksiyon asistanlığı, hem fotoğrafçı­lık, hem de kamera arkası için video çekimi yapıyordum. Boynumda fo­toğraf makinesi, omzumda kamera ile çalışanların yemeklerini organize ettiğim bir zamanda Sinan Çetin seti­mizi ziyaret etti. Beni o halde görün­ce, herhalde hoşuna gitti. “Sen be­nimle çalışacaksın, bana uğra” dedi. Bu aslında hayatımda dönüm nokta­sı oldu. Çünkü o dönemde Sinan Çe­tin reklam filmleri çekmeye başlamış­tı. Böylece ben de reklam sektörüne bulaşmış oldum. Sinan Çetin’in şirke­ti Plato Film iyi bir okuldu. Onun ilk ekibine dahil oldum ve herşeyle ilgi­lenmek durumunda kaldım. Bu bana çok şey öğretti. 1987-92 yılları arasın­da Plato Film’de çalıştım. Daha sonra evlendim ve kendi reklam şirketimi­zi kurmaya karar verdik. Yani biraz te­sadüfi olarak reklamcılığa başladım. Gerçi bugünki aklım olsaydı, buna cesaret eder miydim, bilmiyorum. Bi­raz cahil cesaretiydi galiba, ama di­siplinli çalışmamız sayesinde bugün­lere kadar geldik.</p>
<p><strong>Reklamcılıkta eğitim almadan bu işi yapmak isteyen genç arka­daşlara neler tavsiye edersiniz? Bir insanın kendi başına çabalaya­rak öğrenebileceği bir meslek midir reklamcılık? Bu sektörde diploma­sız başarılı olmanın sırrı nedir?</strong></p>
<p>Bizim zamanımızda bu işe ilgi­li okul diploması olmaksızın başla­mak daha kolaydı. Biz buna alaylı ol­mak derdik. Ama şu anda eğitim ku­rumlarının sayısı ve kalitesi çok arttı. Her yıl yüzlerce reklam okulu mezu­nu piyasaya girmeye çalışıyor. Bunla­rın arasından sıyrılıp, bir ajansta yer edinebilmek artık çok zor. Müthiş bir isteğiniz ve bilginiz olması gerekiyor. Bu noktada farklı okullardan mezun olmuş, fakat reklam sektöründe ça­lışmak isteyen arkadaşlara tavsiyem, bunun okulunu okumamış olsalar da kendilerini bu konuda iyi yetiştirme­leri gerektiğidir. İlgili kaynaklara ula­şıp (bu artık çok zor değil, bu konuy­la ilgili yüzlerce kitap, binlerce inter­net sitesi var) bilgilerini artırmaları. Tabii sadece reklamcılık konusunda değil, sanat, toplumsal olaylar, sos­yoloji, psikoloji gibi aklınıza gelebi­lecek her konu reklamcılığın ilgi ala­nında olabilir.</p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot004.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-667" title="ScreenShot004" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot004.jpg" alt="" width="322" height="239" /></a></p>
<p><strong>Ülkemizdeki insanlar her konu­da bilgili olduğunu zannedip ah­kam kesiyorlar. Dolayısıyla hiç rek­lamcılıkla ilgisi olmayan bir kişi de TV programlarında yorumlar ya­pabiliyor. Reklamcılığın bu kadar popüler olmasının sebebi nedir?</strong></p>
<p>Sonuçta ülkemizde televizyon iz­leme oranı oldukça yüksek. Ve tele­vizyon izliyorsanız sürekli reklam ku­şaklarına maruz kalmanız da kaçınıl­maz. Bu demektir ki ülkemiz TV izle­yicisinin büyük çoğunluğu aynı za­manda iyi bir reklam izleyeni. Dizi­ler veya maçlar arasındaki reklam ku­şaklarına ne kadar kızsak da bu bizle­rin reklam izlemesini engellememek­te. Zap yaparak kaçma çabaları diğer kanaldaki reklam kuşaklarına takıla­rak sizi pes ettirmekte. Durum böy­le olunca ister istemez reklam insan­ların ilgi alanına girmekte. Bazı gaze­telerde reklam pastasından daha bü­yük pay alabilmek için, bünyelerin­de bazı reklam üzerine yazan kişile­re yer vermeye başladılar. Bu oyunun bir parçasıydı. Yoksa sıradan vatan­daşların, reklamın mesajı nasıl veril­miş veya ürünü satmada başarısı ne olmuş gibi soruların cevabını merak ettiğini hiç sanmıyorum. Ama bir dö­nem böyle bir taktik uygulandı. Ben­ce bu tamamen reklam alma yönte­mi olarak geliştirilmiş bir taktikti. Ni­tekim Reklamcılık Derneği ödülle­ri varken, büyük bir yayın kuruluşu da reklam ödülleri vermeye başladı. Daha çok reklam almak, daha çok ka­zanmak gibi bir kaygıları olmasa niye var olan bir organizasyona alter­natif bir organizasyon yapsınlar? Ama hiçbir reklam ajansı da çı­kıp “Kardeşim, bizim saygın bir ya­rışmamız zaten var, bu da neyin nesi” diye sormadı. Aksine “ Bravo, sektöre kan getirdiniz, sektörü­müz gelişiyor” gibisinden destek­leyici mesajlarla, yarışmadan bir­kaç ödül kapsak kârdır mantığıy­la hareket ettiler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot001.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-668" title="ScreenShot001" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot001.jpg" alt="" width="259" height="369" /></a><strong>Reklam ajansı kurmak çok sermaye gerektirmeyen, hatta sermayesiz bir iş diyebiliriz. Mat­baalar leasing’le matbaa maki­naları aldı. Reklamcıların sayısı­nın artması ile birlikte, matbaa­cılar da makinaların parasını çı­karmak için çok ucuza işler yap­maya başladılar. Bu durumu na­sıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p>Aslında reklam ajansı kurmak ser­mayesiz bir iş değildir. Sermayeniz yaratıcılıktır ve yaratıcı insanları ça­lıştırmak için iyi ücretler ödemeniz gerekir. Burada insana yatırım yapar­sınız. Tabii bunun yanında şöyle de bir gerçek var; her yıl reklamcılık sek­törüne katılmak isteyen birçok me­zun çıkıyor. Bir de piyasada bir şekil­de bulunmuş ve bu işe devam etmek isteyen kişiler var. Piyasadaki kurum­sal reklam ajansı sayısı belli. Bunların sağladığı istihdam belli. Peki ne ola­cak? O zaman birileri zor şartlarda da olsa yeni ajanslar kurmaya başlaya­cak ve rekabet edebilmek için de fi­yat kıracak. Çünkü başka çaresi yok. Büyük kurumsal ajanslar sonuçta pi­yasadaki yetenekli insanları bünyesi­ne katıyor, ajansın gücüyle birçok işi çok daha iyi halledebiliyor. Ama bu­nun maliyeti de yüksek olduğu için, yeni kurulmuş küçük bir ajansın fi­yatlarıyla rekabet edebilmesi de söz konusu değil. Reklamveren reklam ajansı seçme işini de muhasebeci mantığıyla yaparsa, sonuçta bu kü­çük ajanslar da iş almış oluyorlar. Bu söylediklerimden küçük ajansları kü­çümsemek gibi bir anlam çıkmasın. Ama kurumsal bir ajansın uzun vade­de sağladığı avantaj ve güveni, yeni kurulmuş ve ne kadar hayatta kala­cağı belli olmayan bir ajansın verme­sinin zor olduğu da ortadadır. Reka­bet tabii ki serbest piyasanın gere­ği, ama haksız rekabet değil. Kurum­sallaşmış ajanslara göre daha küçük çapta olan işletmeler, müşterisine vaadde bulunurken gerçekçi olma­lıdır. Fiyat kırıp işi nerdeyse bedava­ya kotarmaya çalışarak aslında hem kendisine, hem de piyasaya zarar ve­rir. Her çalışmanın bir bedeli vardır ve müşteri bunu ödemek zorunda­dır. Bu yüzden tüm reklam ajansları, en azından piyasada kabul edilen ta­ban fiyatları uygulamak zorundadır. Günümüz Türkiye’sinde temizlik mal­zemelerine bile %100 zam gelirken, reklam tasarım fiyatları olduğu yer­de saymaktadır. Bu da sektör çalışan­ları olarak bizi mağdur duruma dü­şürmektedir. Ama bunun nedeni de bir noktaya kadar yine bizim sektörü­müzdür. Birlikten güç doğar. Sektör belli prensiplerde uzlaşmalı ve bunu uygulamalıdır. Matbaa matbaacılığı­nı bilmeli, ajans da ajanslığını. Bunu ihlal edenler dışlanmalıdır. Reklamcı­lığa soyunan matbaaya diğer ajans­lar kesinlikle hiçbir baskı işini verme­melidir. Gerçi yakın zamana kadar bu işler böyle yürüyordu ama son dö­nemde ortalık toz duman oldu. Ki­min ne iş yaptığı belli değil. Sınırlar eskisi gibi keskin değil artık.</p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot005.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-669" title="ScreenShot005" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot005.jpg" alt="" width="322" height="222" /></a></p>
<p><strong>Hemen hemen her matbaanın kendine ait bir reklam ajansı var di­yebiliriz. Bu şekilde baskı sektörün­de olan reklam ajanslarının akıbeti hakkında ne düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p>Bu tamamen bindiğiniz dalı kes­mektir. Matbaacılık ayrı bir uğraş, reklamcılık ayrı bir uğraştır. Bir müş­teri, direkt olarak matbaa ile neden çalışır? Tabii ki maliyeti minumumda tutmak için. Minumum rakamlara iş yaptığınız zaman da iyi bir grafiker, iyi bir sanat yönetmeni, iyi bir metin yazarı, iyi bir müşteri temsilcisi besle­yecek geliri elde edemezsiniz. Çünkü bir broşür bastırdığınızda bunun ma­liyeti sadece boya ve kağıt masrafı değildir. Yaratıcı çalışmanın da bede­lini ödemek durumundasınız. Ama ne yazık ki günümüzde dahi, yaratı­cılığa bir bedel ödemek insanlara zor geliyor.</p>
<p><strong>Reklamcılığın bir anlamda şek­li değişiyor diyebiliriz. Çok büyük firmaların web site tasarımlarına bakıyoruz tasarım ya çok kötü, ya da bir yerlerden kopyalanmış. Ay­rıca broşür ve katalog olayı hala çok önemli. İnsanlar hala bir şey­lere dokunmak, almak istiyor. Ama şu an çok güzel tasarımlı broşürler yavaş yavaş yerini kötü tasarımla­ra bırakıyor. Fotoğrafın filmden çı­kıp dijital olması müşterilerin fo­toğrafa para vermek istememesi­ne sebep oluyor. Reklamda ilerle­mek şöyle dursun, azımsamayacak sayıda firma geriye gidiyor. Bu gi­dişat daha ne kadar devam eder? Bu konudaki düşüncelerinizi pay­laşır mısınız?</strong></p>
<p>Değişim kaçınılmaz. Şartlara ayak uyduran ayakta kalacak, diğerle­ri elenecek. Şu anda bizlere ters ge­len davranış biçimlerini, belki üç-beş yıl sonra normal olarak algılayaca­ğız. Dijital çağın hızlı bir değişime yol açması bizi ürkütebilir ama sonuçta uyum sağlayacağız. İlk Mac’ler çıktı­ğında da benzer çelişkiler yaşanmış­tı. Pistole kullanımında uzmanlaşmış insanlar vardı ve bunlarla çalışmak için sıraya girerdiniz. Şimdi Photos­hop programında pistole atmak çok basit bir hale geldi. Bu kötü mü siz­ce? Tabii ki hayır. Ama teknolojinin bu kadar yaygınlaşması herkesin bil­gisayar başında bu işleri yapabilece­ği duygusunu veriyor. Bence yanlışlık burada. İş, sadece teknolojiyi kullanmak değildir, bir de yaratıcı ve estetik yanı vardır. Hedef kitlenin hoşlanaca­ğı estetiği yakalamak da reklamcının uzmanlık alanıdır.</p>
<p><strong>İleride Türkiye’de reklamcılık nasıl olacak? Ya da şöyle diyelim; Türkiye’de reklamcılık nereye gidi­yor diyebiliriz?</strong></p>
<p>Tüm dünyada olduğu gibi Türki­ye de de reklamcılığın kuralları yeni­den yazılıyor. Büyük reklam ajansla­rı teknolojiye ayak uydurmaya çalışı­yor. Türkiye gibi genç bir nüfusun ol­duğu bir ülkede ise gündelik trendle­ri takip edebilmek ve buna göre ha­reket planları çıkartmak daha önem­li bir hal alıyor.</p>
<p><strong>Grafikerlik, reklam, fotoğrafçılık gibi meslek dallarının okulunu biti­ren kişiler, sektörün içine girdikleri zaman, birçogu bu bilgi birikimle­rini iş hayatında uygulamaya dö­kemiyorlar. Bu durum hakkındaki düşünceleriniz neler?</strong></p>
<p>Reklamcılık yaratıcı bir iştir ama bu size sınırsız bir özgürlük sağla­maz. Size müşterinizin beklentileri doğrultusunda bir sınır çizilir. Siz bu alan içinde hareket edebilirsiniz. Bir ressamın sınırını tuvali ve fırçası be­lirler, yani sınırsız özgürlüğü vardır. Bir müzisyenin notaları, bir tiyatro­cunun sahnesi. Buradaki kaçırılma­ması gereken nokta reklamcının sa­natçı olmamasıdır. Sanat dallarından beslenmeli ama kendini sanatçı ola­rak görmemelidir, aksi halde mutsuz­luğa ve memnuniyetsizliğe mahkum olur.</p>
<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot002.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-670" title="ScreenShot002" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/08/ScreenShot002.jpg" alt="" width="391" height="272" /></a></p>
<p><strong>Yaptığınız işlerde sizi en çok he­yecanlandıran ve sizin hoşunuza giden iş hangisidir?</strong></p>
<p>Ben şu sıralar yönetici pozisyo­nunda olduğum için tasarımlara sa­dece bir takım öneriler getirebiliyo­rum. Çıkan çalışmalar ekibimdeki di­ğer arkadaşlara ait. Yani çektiğim fo­toğraflar dışında artık benim elim­den çıkan bir iş yok.</p>
<p><strong>Sanalkurs.net olarak bir araya geldiğimiz İzmir toplantılarında ol­sun, bir kaç grafiker veya reklamcı arkadaş toplanınca olsun, sizin is­mininizin geçmemesi mümkün de­ğil. Merak ettiğimiz bir şey var: Ab­durrahim Sönmez daha ne zama­na kadar bizleri yazılarından mah­rum edecek?</strong></p>
<p>Benim yaklaşık 5 senedir yeni tut­kum fotoğraf oldu. Model fotoğra­fı çalışmak ve bunların rotüş işlemi­ni yapmak bana büyük zevk veriyor. Tabii oldukça da vaktimi alıyor. Bu yüzden işim dışında başka hobileri­me vakit ayırmam çok zor. Bunun ya­nında alanında çok yetkin ve günde­mi takip eden yeni yazar arkadaşlar var piyasada. Onların enerjisi, emi­nim okurlara daha faydalı çalışmalar sunacaktır.</p>
<p><strong>İleriki yıllarda gerçekleştirmeyi düşündüğünüz projeler var mı?</strong></p>
<p>Yakın gelecekte Muammer Yan­maz ile birlikte bir dijital fotoğraf eğitim DVD’si çıkartmayı planlıyoruz. Çalışmalarımız sürüyor.</p>
<p><strong>Sanalkurs.net sitesi bildiğiniz gibi ücretsiz dersler yayınlamak­ta. Bu bağlamda sitenin geleceğini nasıl görüyorsunuz?</strong></p>
<p>Artık internette bilgiye rahatlıkla ulaşılabiliyor. Ama işimize yarayacak nitelikli bilgiye ulaşmak, eğer yönte­mini bilmezseniz gerçekten zor. Bu yüzden ciddi içerik sağlayan bu tür sitelerin varlığı çok önemli. Yakın za­mana kadar Türkçe kaynak bulmakta zorlanırken, şimdilerde gereksiz bilgi karmaşasıyla uğraşıyorsunuz. Sanal­kurs.net de içeriğini zengin ve gün­cel tutarsa eminim tasarım dünya­sında en çok başvurulan Türkçe site­lerin başında gelecektir. Tabii bunun yanında internet teknolojisi o kadar hızlı gelişiyor ki, gelecekte neler ola­cağını tahmin etmek gittikçe zorlaşı­yor.</p>
<p><em><strong>Teşekkür ederiz.</strong></em></p>
<p><span class="Apple-style-span" style="font-weight: 800;"><em><br />
</em></span></p>

<p class="sayac_bilgi"><b><i>Bu yazı toplam 784, bugün ise 3 kez okundu.</i></b></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.sanalkurs.net/marjinal-reklam-ve-abdurrahim-sonmez.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sanalkurs Dergisi Sayı: 15 Çıktı!</title>
		<link>http://blog.sanalkurs.net/sanalkurs-dergisi-sayi-15-cikti.html</link>
		<comments>http://blog.sanalkurs.net/sanalkurs-dergisi-sayi-15-cikti.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Mar 2011 08:03:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular & Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Featured Articles]]></category>
		<category><![CDATA[bengi gencer]]></category>
		<category><![CDATA[e-dergi]]></category>
		<category><![CDATA[edergi]]></category>
		<category><![CDATA[mac]]></category>
		<category><![CDATA[pdf]]></category>
		<category><![CDATA[sanalkurs]]></category>
		<category><![CDATA[sanalkurs dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[sayı 15]]></category>
		<category><![CDATA[windows]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.sanalkurs.net/?p=648</guid>
		<description><![CDATA[Sanalkurs olarak neredeyse 9 yıla yakın bir süredir sizlerle birlikteyiz. İnternette sunduğumuz derslerin yanısıra e-dergimizde de bu birliktelik katlanarak sürüyor. Sizlerden gelen yazılara, çalışmalara, çizimlere, fotoğraflara olabildiği ölçüde yer vermek başlıca hedefimiz. Başarılı arkadaşlarımızın ön plana çıkması, kendini tanıtması bizim için önemli. Gerek bilgisiyle, gerek kabiliyetiyle ciddi çalışmalara imza atabilen insanlara her zaman ihtiyaç var. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="highslide" onclick="return vz.expand(this)" href="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/03/kapak2e.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-651" title="kapak2e" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/03/kapak2e-212x300.jpg" alt="" width="212" height="300" /></a>Sanalkurs olarak neredeyse 9 yıla yakın bir süredir sizlerle  birlikteyiz. İnternette sunduğumuz derslerin yanısıra e-dergimizde de bu  birliktelik katlanarak sürüyor.</p>
<p>Sizlerden gelen yazılara,  çalışmalara, çizimlere, fotoğraflara olabildiği ölçüde yer vermek  başlıca hedefimiz. Başarılı arkadaşlarımızın ön plana çıkması, kendini  tanıtması bizim için önemli. Gerek bilgisiyle, gerek kabiliyetiyle ciddi  çalışmalara imza atabilen insanlara her zaman ihtiyaç var.</p>
<p>Bilgi  paylaşıldıkça artan bir şey. Bu nedenle hem bildiklerinizi paylaşmak,  hem de paylaştıklarınızı muhafaza etmek adına sizleri Sanalkurs’ta daha  aktif görmek istiyoruz.</p>
<p><strong>BU AYKİ YAZILAR (TUTORIALS)</strong></p>
<ul>
<li> <strong>Sanalkurs’tan</strong> Son Gelişmeler</li>
<li> <strong>Teknoloji</strong> Haberleri</li>
<li> <strong>Grafik Tasarım:</strong> Bir Kitap Tasarımı &#8211; Ziya Kahraman</li>
<li> <strong>Illustrator:</strong> Çok Konturlu Yazı &#8211; Siraceddin El</li>
<li> <strong>Photoshop:</strong> Manga Modeli Yapmak &#8211; Abdullah Tekin</li>
<li> <strong>Flash AS 3.0:</strong> Klavye Kontrolü &#8211; Hakan Çamoğlu</li>
<li> <strong>Photoshop:</strong> Farklı Bir Menü &#8211; M. Ali Yılmaz</li>
<li> <strong>Röportaj:</strong> Bengi Gençer &#8211; Kübra Akova</li>
<li> <strong>ASP.net:</strong> Log’lama &#8211; Yunus Emre Keskin</li>
<li> <strong>ASP.net:</strong> MVC3’e Genel Bakış &#8211; Yunus Özen</li>
<li> <strong>CSS:</strong> CSS’ye Giriş &#8211; İlknur Akpınar</li>
<li> <strong>Püf Noktası:</strong> Elevator Pitch &#8211; Bilal Akçay</li>
<li> <strong>İnternet:</strong> Günlük Fırsat Siteleri &#8211; Mustafa Tanışır</li>
<li> <strong>İnternet:</strong> Anlamsal Web &#8211; Emin Eryılmaz</li>
<li> <strong>İnternet:</strong> Güncel SEO Teknikleri &#8211; İsa Pehlivanlı</li>
<li> <strong>Facebook:</strong> En Çarpıcı Yenilikler &#8211; Mustafa Ülkü</li>
<p><strong>BU AYKİ ÇALIŞMALAR (WORKS)</strong><br />
Abdullah  Tekin, Ahmet Tanyıldızı, Anıl Yüncü, Ayşenur Başaran, Beyhan Bayhan,  Cansu Aras, Cansu Taşkan, Celal Emre Öz, Ervanur Bürcü, Fatih Bayrakdar,  Gözde Çep, Mehmet Aksu, Metin Kabaca, Onur Mert Ateş, Serkan Şahin,  Sertaç Aydoğdu, Soner Demirsoy, Talha Çay, Turhan Algan, Üsame Çorman</p>
<p><strong>İNDİRME LİNKLERİ (Tıklayın, Direkt İndirin)</strong></p>
<p><strong>WİNDOWS SÜRÜMÜ:</strong> <a href="http://sanalkurs.net/e-dergi-indir-15-L1-pc.html" target="_blank">http://sanalkurs.net/e-dergi-indir-15-L1-pc.html</a><br />
<strong>MAC SÜRÜMÜ:</strong> <a href="http://sanalkurs.net/e-dergi-indir-15-L1-mac.html" target="_blank">http://sanalkurs.net/e-dergi-indir-15-L1-mac.html</a><br />
<strong>PDF VERSİYON:</strong> <a href="http://sanalkurs.net/e-dergi-indir-15-L2-mac.html" target="_blank">http://sanalkurs.net/e-dergi-indir-15-L2-mac.html</a></ul>

<p class="sayac_bilgi"><b><i>Bu yazı toplam 19441, bugün ise 4 kez okundu.</i></b></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.sanalkurs.net/sanalkurs-dergisi-sayi-15-cikti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>3. Bilişim Seminerleri Seruveni</title>
		<link>http://blog.sanalkurs.net/3-bilisim-seminerleri-seruveni.html</link>
		<comments>http://blog.sanalkurs.net/3-bilisim-seminerleri-seruveni.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Jan 2011 16:03:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular & Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[abdullah tekin]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar teknolojileri kulübü]]></category>
		<category><![CDATA[bilişim seminerleri]]></category>
		<category><![CDATA[bilişim teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[erhan meydan]]></category>
		<category><![CDATA[hakan çamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[hasan tezgel]]></category>
		<category><![CDATA[ilhan kuzgun]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul host]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul ticaret üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[iticü]]></category>
		<category><![CDATA[mahmut gediz]]></category>
		<category><![CDATA[monster notebook]]></category>
		<category><![CDATA[oğuzhan bostancı]]></category>
		<category><![CDATA[sanalkurs]]></category>
		<category><![CDATA[seminer]]></category>
		<category><![CDATA[siracel]]></category>
		<category><![CDATA[uğur umutluoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[yunus özen]]></category>
		<category><![CDATA[zeynep duman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.sanalkurs.net/?p=610</guid>
		<description><![CDATA[Aslında 3. seminerimizi Yıldız Teknik Üniversitesi&#8217;nde gerçekleştirmek üzere yapmıştık, ne var ki YTÜ&#8217;nün kuruluşunun 100. yılına denk gelen programlar nedeniyle süreç biraz uzayınca seminer programlarımızı iptal etmek üzereydik. Tam bu sırada İstanbul Ticaret Ünivesitesi Bilgisayar Teknolojileri Kulübünden Zeynep Duman arkadaşımız bize bir çağrıda bulundu ve biz de hızlı bir karar verme aşaması sonrası böyle bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-medium wp-image-630" title="2v8l1yr" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/01/2v8l1yr-300x202.jpg" alt="" width="300" height="202" />Aslında 3. seminerimizi Yıldız Teknik Üniversitesi&#8217;nde gerçekleştirmek üzere yapmıştık, ne var ki YTÜ&#8217;nün kuruluşunun 100. yılına denk gelen programlar nedeniyle süreç biraz uzayınca seminer programlarımızı iptal etmek üzereydik. Tam bu sırada <a href="http://www.iticu.edu.tr/" target="_blank">İstanbul Ticaret Ünivesitesi</a> Bilgisayar Teknolojileri Kulübünden Zeynep Duman arkadaşımız bize bir çağrıda bulundu ve biz de hızlı bir karar verme aşaması sonrası böyle bir organizasyonu birlikte yapmaya evet diyerek içeriği belirleme sürecine geçmiştik.</p>
<p>Zeynep Duman, ağırlıklı olarak programlamaya yönelik konuların işlenmesinin daha güzel olacağını ve kendisine gelen taleplerin de bu yönde olduğunu belirttiğinde, arkadaşlarla bu konuyu değerlendirirken &#8220;görsel programlara yer vermemek katılımın az olmasına neden olabilir mi?&#8221; diye bir an düşünmüşsek de, kısa sürede fikirlerimiz netleşmiş ve kodlamalara yönelik doyurucu bir seminer için kolları sıvamıştık.</p>
<p>İlk iş, tarihin belirlenmesiydi. 8 Ocak 2011 Cumartesi şeklinde tarihimizi kesinleştirdikten sonra Zeynep&#8217;e bu konuyu bildirmiştik ve o da ekip arkadaşlarıyla koordineli bir şekilde hazırlıklara başlıyordu.</p>
<p>Hakan Çamoğlu ve <a href="http://erhanmeydan.com" target="_blank">Erhan Meydan</a>&#8216;la hangi konuları anlatabileceklerini konuşurken, Erhan Meydan ilk önce &#8220;InDesign&#8217;da Tablet Cihazlara Yönelik Tasarımlar&#8221; konusunu seçmişti ama programcı gurubunun ağrılıklı olacağını öğrendiğinde &#8220;CSS3 ile Animasyon Yapma&#8221; konusunu ele alacağını belirtti. Hakan Çamoğlu ise gündemin popüler konularından biri olan &#8220;HTML5 Yenilikleri&#8221; başlığını tercih ediyordu. Seminer için 5 ders uygun olacaktı, bu nedenle <a href="http://www.yunus.gen.tr/" target="_blank">Yunus Özen</a>, ASP.net&#8217;te MVC konusuyla yine bizlere katılıyordu.</p>
<p>Hemen arkasından Microsoft MVP ünvanına sahip bir arkadaşımızı, <a href="http://www.umutluoglu.com/" target="_blank">Uğur Umutluoğlu</a>&#8216;nu davet ettik. &#8220;ASP.net 4.0 SEO Yenilikleri&#8221; başlığı ile yer alabileceğini belirttiğinde geriye sadece bir konuşmacımızı belirlemek kalıyordu. Turkcell Teknoloji&#8217;den gelecek bir uzman arkadaşımızdan Android yazılımlara yönelik bir seminer beklerken, son anda yaşanan bazı gelişmeler nedeniyle uzman arkadaşımız katılamayağını belirtiyor ve biz de rotayı <a href="http://www.birtek.com.tr/" target="_blank">Birtek Bilişim</a> firmasının patronu ve aynı zamanda PHP uzmanı İlhan Kuzgun&#8217;a çeviriyorduk. Yaptığımız bir toplantıda <a href="http://www.ilhankuzgun.com/" target="_blank">İlhan Kuzgun</a>, PHP&#8217;de kendi yazdığı framework üzerinden PHP5 ve Object Oriented PHP konusunu ele alacağını belirtiyordu.</p>
<p>Böylece konuşmacılarımız tamamlanmıştı. Son derece aktif ve etkili bir şekilde çalışan <a href="http://www.iticubtk.org/" target="_blank">Bilgisayar Teknolojileri Kulübü</a> önceki seminerlerimizin aksine bize yapacak iş bırakmamaya kararlıydılar ve müthiş bir performans sergilereyerek üst düzeyde bir organizasyona imza atıyorlardı. Seminer esnasında ikramlar, plaketler, çiçekler, hediyeler bizlere hazırladıkları sürprizlerden bazılarıydı.</p>
<p>Reklam ve Sponsor Sorumlumuz Harun Kılıç&#8217;la &#8220;sponsor konusunda neler yapabiliriz&#8221;i düşünürken, Monster Notebook bu kez seminerimizin masraflarını karşılamayı üstleniyor ve İstanbul Host ise katılan herkese 1 yıllık hosting hediye edeceğini bizlere iletiyordu. Anlaşılan o ki, hazırlıklar tamamlanmış ve geriye sadece seminerler, seminerlerden üst düzeyde yararlanabilecek katılımcılar kalmıştı.</p>
<p>Yazılım Uzmanımız Abdullah Tekin, seminer katılım formunu devreye aldığında müthiş bir başvuru ile karşılaşmıştık. 700&#8242;ü aşkın bu başvurular elbette güzel bir hadiseydi, ne var ki, kaydolan herkesin katılabilmesi tecrübelerimiz ışığında mümkün görünmüyordu. Başvuran üyelerimizin yarısı katılsa bile zaten salonu çok çok doldurmuş olacaklardı.</p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-618" title="joomla_logo_black" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/01/joomla_logo_black.jpg" alt="" width="189" height="184" />Kulüp başkan yardımcısı Zeynep Duman ile bu esnada süren telefon trafiği sonrası bütün hazırlıklar artık tamamlanmıştı. Ufak tefek küçük endişelerimizin ise seminer günü geldiğinde tamamen yersiz ve gereksiz olduğunu hep birlikte görecektik.</p>
<p>8 Ocak 2011 Cumartesi günü ulusal kanallara programlar çeken kameraman arkadaşımız Recep Merdan seminerlerimizi yine önceden olduğu gibi kaydetmek üzere bize katılırken, Siracel, Asım Ekinci ve Harun Kılıç&#8217;tan oluşan Sanalkurs ekibi saat 11.00 gibi İstanbul Ticaret Üniversitesine doğru yola çıkıyorlardı.</p>
<p>Görülen o ki, kulüp ekibi dersine iyi çalışmıştı ve katılımcılara yol gösteren arkadaşlar, kayıt yapanlar, takip edenler daha ilk başta organizasyonun ciddiyetini fevkalade hissettiriyorlardı.</p>
<p>Katılımcılar salonu doldurmuşlardı. Beklediğimizin üzerinde bir rağbetle karşılaşmıştık. (Toplam katılımcının 250-300 arasında bir rakam olduğunu sonradan tespit edecektik.)</p>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 554px"><img title="katilim" src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs1336.snc4/162806_500546584864_95248284864_6034355_5830719_n.jpg" alt="" width="544" height="361" /><p class="wp-caption-text">Seminere yoğun bir ilgi vardı.</p></div>
<p>Fuayedeki yerini alan ve standını kuran <a href="http://www.monsternotebook.com.tr" target="_blank">Monster Notebook</a> ise, 3 boyutlu gözlükleriyle yüksek performanslı bilgisayarlarını tanıtıyordu. Oyun oynamak ve yüksek bellek harcayan programları kullanmak, bu &#8220;canavar&#8221; bilgisayarlarla son derece hızlı bir şekilde gerçekleşiyordu. Katılımcılar da Need for Speed Hot Pursuit, Call of Duty Black Ops gibi yüksek donanım gerektiren oyunları son derece güçlü donanımlara sahip bilgisayarlarda oynayarak hem arada stress attılar, hem de test etme imkanı buldular.</p>
<p>İlk olarak kürsüye çıkan <a href="http://www.siracel.com">Siracel</a>, konuşmasına başlarken bu ilgiyi gördüklerinde Sanalkurs olarak gerçekten doğru bir yol üzerinde olduklarını ve son derece önemli bir şey yaptıklarını fark ettiklerini dile getiriyordu. &#8220;İstanbul dışından gelenler var mı?&#8221; sorusuna kalkan eller de bunu açıkça gözler önüne seriyordu. Sözlerinde Sanalkurs&#8217;un aynen Vikipedi gibi kullanıcı ve üyelerin paylaşımlarından oluşan büyük bir oluşum olduğunu vurgulayan Siracel, Sanalkurs&#8217;un ticari kaygılardan uzak bir düşünce yapısıyla hareket ettiğini, amacın sadece ülkemizin her insanının bilgiye kolay ve hızlı bir şekilde ulaşmasını sağlamak olduğunu ifade etti.Katılımcılara, bilgilerini daha sık paylaşmaları ve böylece öğrenmek isteyen herkese yol göstererek hayatlarının en büyük iyiliklerinden birini yapmaları yönünde çağrıda bulundu.</p>
<p><strong>1. YUNUS ÖZEN (ASP.NET MVC 3)</strong></p>
<p>Sanalkurs 3. Bilişim Seminerlerinin ilk konuşmacısı olan Yunus Özen,  MVC ile kolayca neler yapılabileceğini anlatırken, yeniliklerden  bahsetti ve seminerinin sonunda yaptığı demoyla konusunu örneklendirdi.  Soruları cevapladıktan sonra yerini ikinci konuşmacımıza bıraktı.</p>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 573px"><img title="yunus özen" src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs1384.snc4/163624_500213604864_95248284864_6027363_7487503_n.jpg" alt="" width="563" height="372" /><p class="wp-caption-text">Yunus Özen sunumunu gerçekleştirdi.</p></div>
<p><strong>2. ERHAN MEYDAN (CSS 3 İLE ANİMASYON)</strong></p>
<p>Sunumu ve semineriyle Türkiye&#8217;de belki de bir ilke imza atan Erhan Meydan, kurulumu ve kullanımı son derece basit olan Sencha isimli ücretsiz programla CSS 3 ile nasıl kolay bir şekilde animasyon yapılabileceğini bizlere anlatırken, aslında satırlarca kod gerektiren, belki yapılması için mutlaka Flash gereklidir diye düşünülen çalışmaların bir kaç kıvrak hareketle yapılabildiğini göstererek bizi hayretlere düşürdü.</p>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 576px"><img title="erhan" src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash1/hs749.ash1/164009_500214719864_95248284864_6027398_5575324_n.jpg" alt="" width="566" height="374" /><p class="wp-caption-text">Erhan Meydan, CSS 3 ile animasyonu anlattı.</p></div>
<p><strong>3. UĞUR UMUTLUOĞLU (ASP.NET 4.0: SEO YENİLİKLERİ)</strong></p>
<p>Muhakkak ki, ASP.net 4.0 sürümüyle pek çok yenilikle birlikte programcıların hayatına girerken bu yeniliklerin tamamını bir saate sığdırmak da neredeyse imkansızdı. Bu nedenle Uğur Umutluoğlu da yine popüler yeniliklerden sadece birini tercih ederek anlatımını gerçekleştirdi. Programının bitiminden sonra erken çıkması gereken Uğur Umutluoğlu&#8217;na hediyelerini takdim ederek uğurladık.</p>
<div id="attachment_635" class="wp-caption alignnone" style="width: 580px"><img class="size-full wp-image-635" title="ugurumutluoglu" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/01/ugurumutluoglu.jpg" alt="" width="570" height="397" /><p class="wp-caption-text">Uğur Umutluğlu üçüncü konuşmacı olarak sunumunu gerçekleştirdi.</p></div>
<p><strong>4. HAKAN ÇAMOĞLU (HTML 5 YENİLİKLERİ)</strong></p>
<p>HTML5&#8242;in bir devrim değil, evrim olduğunu ileri sürerek başladığı &#8220;şov&#8221;uyla HTML 5 öğrenmek isteyenlerin öncelikle Web 2.0 ile ilgili herşeyi öğrenmesi gerektiğini belirten Çamoğlu, sunumu ve esprileriyle büyük ilgi gördü. Gösterdiği örnekler ve nasıl yapıldığına ilişkin neredeyse &#8220;kod yazmadan&#8221; yaptığı atraksiyonlarla büyük beğeni topladı.</p>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 581px"><img title="hakan" src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc6/hs075.snc6/168534_500546749864_95248284864_6034357_3477480_n.jpg" alt="" width="571" height="379" /><p class="wp-caption-text">Hakan Çamoğlu eğlenceli bir sunum gerçekleştirdi.</p></div>
<p><strong>5. İLHAN KUZGUN (PHP 5 VE OBJECT ORIENTED PHP)</strong></p>
<p>Kendi yazdığı frameworks üzerinden yaptığı sunumuyla seminerin son sunumunu gerçekleştiren İlhan Kuzgun, salonu dolduran PHP severlerin sorularını cevaplayarak seminerini sonlandırdı.</p>
<div id="attachment_636" class="wp-caption alignnone" style="width: 580px"><img class="size-full wp-image-636" title="Untitled-1" src="http://blog.sanalkurs.net/wp-content/uploads/2011/01/Untitled-1.jpg" alt="" width="570" height="498" /><p class="wp-caption-text">İlhan Kuzgun da sunumunu gerçekleştirdi.</p></div>
<p><strong>PLAKETLER</strong></p>
<p>Bilgisayar Teknolojileri Kulübü ve Sanalkurs olarak konuşmacılara bazı hediyelerimiz oldu. Monster Notebook ise ekran temizleyici, tişört, 3D sticker gibi hediyeleriyle yine katılımcıları hediyelere boğdu. İstanbul Hosting&#8217;in ücretsiz hosting hediyeleri ise bütün katılımcılarımıza ulaşan bir diğer hediyemizdi.</p>
<p><strong>SORU &#8211; CEVAP BÖLÜMÜ</strong></p>
<p>Konuşmacılarımızın herbiri kendi sahasında uzman isimler ve  şirketleri var. Hal böyle olunca ciddi bir birikime ve sektör  tecrübesine sahipler. Sanalkurs olarak katılımcılar onlardan bu yönde de  istifade etsin diye düşündük ve soru &#8211; cevap faslında sektörel anlamda  olsun, teknik anlamda olsun akıllarına takılan, merak ettikleri soruları  sormalarını istedik. Projesi olan ve bunu nasıl uygulamaya  koyabileceğinden &#8220;PHP mi iyi, ASP.net mi?&#8221; sorusuna kadar pek çok soruyu  uzmanlarımız eğlenceli bir havada, son derece mütevazı ve yol gösterici  üsluplarla cevaplamaya çalıştılar.</p>
<p>Hepsine çok teşekkür ediyoruz.</p>
<p><strong> </strong></p>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 578px"><strong><strong><img title="soru cevap" src="http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash1/hs791.ash1/168163_500212164864_95248284864_6027315_2204609_n.jpg" alt="" width="568" height="376" /></strong></strong><p class="wp-caption-text">Konuşmacılarımız soru cevap faslında soruları yanıtladılar.</p></div>
<p><strong>SONUÇ</strong></p>
<p>İnanıyoruz ki, 3. Sanalkurs Seminerleri de amacına ulaştı ve Türkiye&#8217;nin neresinden gelip katılırsa katılsın, tüm katılımcılar memnun olarak ayrıldı. Bu seminerde uzman konuşmacılarımız hem bilgi, hem de tecrübeleriyle herkese pek çok şey kattı. Hem eğlenceli, hem üst düzeyde bir seminer havası oluştu, hem de güzel dostluklar gerçekleşti.</p>
<p><strong>AYRICA ÖZEL TEŞEKKÜRLER:</strong></p>
<ul>
<li>Anlatımları ile son derece harika bir tablo çizerek renkli seminerler sunan Yunus Özen, Erhan Meydan, Uğur Umutluoğlu, Hakan Çamoğlu ve İlhan Kuzgun hocalarımıza,</li>
<li>Aslında seminerin gerçekleşmesi var gücüyle çalışan ve kusursuz bir  organizasyon gerçekleştiren Bilgisayar Teknolojileri Kulübüne, kulüp  başkanı Oğuzhan Bostancı&#8217;ya, özellikle tüm seminerin asıl mimarı olarak  çok çalışan ve bütün övgüleri hakeden değerli arkadaşımız Zeynep  Duman&#8217;a,</li>
<li>Sponsorluk konusundaki çalışmaları ile yoğun iş temposu arasında koşturarak Sanalkurs’a değer katan emekleriyle Harun Kılıç’a,</li>
<li>Zonguldak&#8217;tan bu kez kalkıp gelemese de gönlü sürekli bizimle birlikte  olan, merak içinde gelişmeleri takip eden Abdullah Tekin&#8217;e,</li>
<li>Seminer programı için bizlerin yanında olan ve bizlerle birlikte  koşturan, gerektiğinde ofisinde bizleri misafir edip ağırlayan, PHP  Haber Sistemi yöneticisi <a href="http://phphabersistemi.com/">Asım Ekinci</a>‘ye,</li>
<li>HD kamera çekimleri için bizlerle birlikte erkenden salondaki yerini  alıp TV’deki tüm programlarını askıya alarak seminer çekimlerini  gerçekleştiren kameramanımız Recep Merdan’a,</li>
<li>Fotoğraf çekme işlemlerimizi büyük bir titizlikle ve ciddiyetle yerine getiren <a href="http://mahmutgediz.blogspot.com/" target="_blank">Mahmut Gediz</a>&#8216;e,</li>
<li>Seminer sponsorumuz olarak elinden geleni yapan Monster Notebook&#8217;a,</li>
<li>Yine bizlerden önce gelerek seminerler boyunca destekleriyle bizlere cesaret veren İstanbul Host  Yöneticisi <a href="http://istanbulhost.com/">Hasan Tezgel</a> ve ekibine,</li>
<li>Seminerdeki destekleri için ayrıca <a href="http://www.kdemir.com/" target="_blank">Kemal Demir</a> ve <a href="http://mustafaulku.com/">Mustafa Ülkü</a>&#8216;ye,</li>
<li>Seminere katılarak uzaktan yakından aramıza katılan ve salonu dolduran bütün katılımcı dostlarımıza,</li>
<li>Burada ismini belirtmeyi unuttuğumuz bütün gizli kahramanlara ve emeği geçen herkese,</li>
<li>Son olarak seminere kayıt olarak 700′e yakın başvuruda ismi geçen  ama gelmeyen / gelemeyen tüm Sanalkurs dostlarına, üyelerine,</li>
</ul>
<p><strong>ÇOK ÇOK TEŞEKKÜRLER&#8230;</strong></p>
<p>Bir başka seminerde tekrar bir araya gelmek ümidiyle&#8230;</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/album.php?aid=261029&amp;id=95248284864" target="_blank"><strong>SEMİNERE AİT FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN!</strong></a></p>

<p class="sayac_bilgi"><b><i>Bu yazı toplam 9093, bugün ise 1 kez okundu.</i></b></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.sanalkurs.net/3-bilisim-seminerleri-seruveni.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>17</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

