Bu yazı toplam 3445, bugün ise 1 kez okundu.
Röportaj: Gökhan Halimoğlu
Bu sayımızda (Bkz. Sanalkurs E-Dergi Sayı: 8) Robotlar üzerine araştırma ve çalışmalar yapmış, yurtdışında çeşitli projelerde görev almış bir uzmanla konuştuk.
Günlük hayatımızda robot teknolojisinin önemi nedir?
Bugün robot denildiğinde ilk önce akla, filmlerde gördüğümüz, bir insan gibi davranan, düşünme süreçleri kısıtlı ama komut uygulamada acımasız ve sorgusuz sualsiz hareket eden makineler gelmektedir. Bu makinelere “Humanoid”, yani insana yakın makineler denir. Ama bizim işimizi gören, istediğimiz görevleri yaparken bize mükemmel yardımları olan, ancak bizim için görünmeyen makineler de robotlardır. Biz bunlara robot demeyiz de, daha çok “otomat” deriz. Robotların ve otomatların birkaç özellikleri aynıdırlar: Her ikisinin de “beyni” processor yani işlemcidirler ve çeşitli dillerden yazılım uygulamasına açıklardır. Bu yazılımların tabanı daima Assembler’ dir. Her ikisinin de interface sistemleri vardır, yani arayüzey veya interfaz. Günümüzde robotlar daha çok insanlar için tehlikeli, kirli veya çok can sıkıcı (hep aynı süreç) işlerde kullanılırlar. Mayın temizleyiciler, çöp arıtma sistemleri veya endüstri robotları (aynı süreçleri aynı şekilde aynı istikrarla ve aynı derecede kalite uygulaması yapabilme kabiliyeti)… Birkaç çok az bilinen “Robothakikatleri”: “Robot” kelimesinin geldiği dil Çekçedir (robota) ve kelimenin manası da “angarya, ağır iş mahpusiyeti” demektir. İlk humanoid (insancıl) roboter 1495 yılında Leonardo Da Vinci tarafından dizayn edilmiştir. Ama Jacques de Vaucanson’un 1738 yılında yarattığı “kaval çalan android” e kadar kimse bu tasarımı uygulayamamıştır. İlk endüstriyel roboter 1961 senesinde kurulmuştur. Bu tek kollu (3 eksenli) robot’un görevi bazı nesneleri taşımaktı. Bugün Japon robotik uzmanlarının öncülüğünde ev işleri yapan robotlar çoğalmaya başlamışlardır: Temizlik yapan robot süpürgeler, bulaşık robotları ve garsonlar… (Londra’da bulunan “Cynthias Cyberbar” da garsonlar robotturlar).
Günümüzde robot teknolojisi çok fazla kulanılmasına rağmen, bunları tasarlayıp programlayabilen insan sayısı sanıyoruz azdır. Peki bu derece önemli işleri yapan az sayıda kişiler sizce gerektiği değeri görüyorlar mı?
Bu konu üzerinde uzmanlık alanı olarak birkaç yön olsa bile, iki uzman (bunlar da insan tabii!) türü çok değişik amaç ve hedef güden olarak öne çıkarlar:
Yazılımcılar: Bu uzmanlar bugün dünyanın her yerinde çalışma imkanı bulabilen uzmanlardır. Yaptıkları işlerin değerini tam karşılıklı olmasa bile aldıkları daima diğer uzmanların üstündedir.
Pazarlamacılar: Bu uzmanlar robot yazılımcılarının tam tersine genel kapsamda bilgi sahipleridirler (satış ve pazarlama). Bu uzmanlar çalıştıkları branştaki başarılarının çerçevesinde
uzmandırlar ve her yerde iyi kazanırlar.
Şu anda içinde bulunduğumuz zamanı kıstas alırsak, geçmişle karşılaştırdığımızda robot teknolojisinde ne gibi gelişmeler, ne gibi adımlar atıldı diyebiliriz?
Robotik bilgi alanı halen üç mühim zorluklarla boğuşmaktadır:
• Hafıza, bellek sistemleri (Memory Sistems, ne kadar çok olursa o kadar çok iş yapma yeteneği oluşur)
• His alma, çevreyi analiz edebilme sensörleri (yaşayan hayvan veya insan hislerinin uygulanması, mesela Kedi gözü, köpeklerin koku alma hisleri, kuşların uçabilme yetenekleri gibi. Bu ilim dalına BIONIC denir)
• Mikroskobik mekanik parçalar (çok sabit ve hızlı motorlar, sensörler, ısıya ve hızlılığa dayanıklı mekanik materyaller)
Bu zorlukların teker teker yenilmesinden sonra robotik mutlaka birden çok büyük bir adım atmış olacak. Çünkü endüstri bunu beklemektedir. (Petrol hizmeteri, askeriye, yeraltı endüstrisi, bilgisayar teknolojisi, uzay ve uydu teknolojisi, vs.) Hafızaların gittikçe küçülmesi ve ucuzlaması Bionic ilim alanının dünya çapında bir alan olarak uygulanması ve robotların aynı zamanda kendi parçalarını üretmeleri, bu zorlukların en kısa bir zamanda yakalanacağına dair simgelerdir.
Robot dediğimiz programlamış makinelerin parçaları nerelerde yapılmaktadır? Yani, sadece robot teknolojisi adına parça üretimi yapan fabrikalar mevcut mudur?
Bugün robotlar da branşlara ayrıldıklarından her branştaki robotlar yaptıkları işe göre değişir ve gelişir. Bu durumda mekanik parça yapan şirketler artık bir mekanik laboratuar olmaktan çıkmışlar, birer araştırma ve geliştirme laboratuarı olmuşlardır ve olmalıdırlar da. Bu laboratuarlarda materyal cinsleri, eklem sistemleri (tutma, döndürme gibi) ve buna
benzer mekanik çalışmalar yaparlar. Yani robot üreticileri genelde kendi yedek parçalarını kendileri üretirler. Bunun yanında robotlarda kullanılan genel parçaları yapan işletmeler
de vardır (http://www.ati-ia.com/)
Robotik alanında edinilmesi gerekilen bilgi alanları hangileridir?
Robot yapımında iki önemli unsur vardır:
1. Yapılacak işin süreç analizi (yapılması gereken hareketler, bu hareketlerin zamanlamaları, özellikleri)
2. Yapılacak hareketlerin analizi (mekanik hareketlerin sahnelere ayrılması, küçük birimlere bölünmesi, vs.)
Bu unsurları gerek yazılımcı olarak, gerekse de mekanikçi olarak uygulayabilmek birer elektronik mesleği dışı bilimlerdirler (Tıp, psikoloji, nötorik, hareket terapileri, fizyo terapisi
gibi…)
Robotlar programlanırken ne gibi işlemlerden geçer, nasıl programlanır ve hangi programlama dilleri kullanılır?
Yazılım süreci genelde şöyledir:
• Robotların yapacağı hareketler analiz edilir
• Matematiksel ölçümler yapılır ve bu ölçümlerin formülleri yazılır
• Modüller yazılır (küçük yazılımcılar)
• Modüller birbirlerine eklenir
Bazı Robot dillerinden örneklervermek gerekirse:
• Basic++,
• CCBasic,
• Microsoft .NET (Link)
• C++
• Kontrol sistemlerinde genellikle FORTH kullanılır.
Geleceğin teknolojilerine yön verecek olan yapay zeka hakkında neler düşünüyorsunuz? Robot teknoljisinde önemi nedir?
Yapay zeka geleceğin konusu olmasına rağmen gelecekte tabiatı değiştireceğine inanıyorum. Bu değişkenlik “bakış açısı” olacak. Zira, şu ana kadar robotların, yaratıkların hareket ve hareket sistemlerine uydurulması düşünülüyordu. Robotların gittikçe “erginleşmesi”, değişik işleri değişik bir şekilde uygulamaları, yazılımcıların da artık bakış açısını değiştirecektir.
Yani yapay zekaya bir insanın gözüyle robot olarak değil de, bir robot’un hareket edebilme sistemi olarak devam edecektir. Bu değişiklilik şu an üretilen robotlarda yavaş yavaş görükmektedir. Misaller:
Yaratık: Kedi
İsmi: NeCoRo
İşletme: Omron,
Memleket: Japonya
http://www.necoro.com/photo/index.html
Yaratık: Köpek
İsmi: Aibo
İşletme: Sony,
Memleket: Japonya
http://support.sony-europe.com/aibo/index.asp?language=en
Yaratık: Insan
İsmi: Asimo
İşletme: Honda,
Memleket: Japonya
http://world.honda.com/ASIMO/event/2008/081010/
Yaratık: Makina
İsmi: Asimo
İşletme: Honda,
Memleket: Japonya
http://store.irobot.com/home/index.jsp
Yaratık: İnsan
İsmi: Ifbot
İşletme: Business Design Corp.,
Memleket: Japonya
http://www.business-design.co.jp/en/product/001/
Yaratık: İnsan
İsmi: HelloKittyROBO
İşletme: Business Design Corp.,
Memleket: Japonya
http://www.business-design.co.jp/en/product/002/index.html
Robotik hakkında bilgi için:
http://www.botmag.com/
http://en.wikipedia.org/wiki/Robotics
Teşekkür ederiz.
Kimdir?
İlk kez 1968 senesinde bir deniz subayının yanında “Elektronikçi olacağım!” deyip kendisine hedef koyar. (Bu aklına nereden geldi, o da hala bilmiyor!) Almanya’da Elektrik ve Endüstri Elektroniği Meslek Okullarını bitirdikten sonra Münih’te BMW fabrikasında kurulması ön görülen robotların proglamlama ve analiz etme görevini alan 10 elektronik uzmanından biri olur. Gündüzleri çalışmasının yanısıra elektronik okuyup 1985’te Siemens’te Elektronik ve Robot Uzmanı olarak görev alır. 7 sene Almanya ve Almanya dışında (Amerika, Fransa ve Asya ülkelerinde) görevler aldıktan sonra, 1995 İşletme ek öğrenimi yaparak yönetici ve son olarak da danışman olur. Şu an kendi danışmanlık işletmesinde Teknolojik ve İşletme danışmanlığını sürdürüyor. 1996’dan beri diğer bir uzmanlık alanı ise, güneş enerjisi panellerinin, bioenerji makinalarının üretimi ve kullanım tasarımıdır. 52 yaşında olan Börteçene, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, Farsça biliyor. Ayrıca şu an kendi kendine İbranice öğreniyor. Müzik dinlemeyi, yabancı dillerle ilgilenmeyi, tarih, teknoloji ve Ortadoğu konularında araştırmalar yapmayı seviyor.



güzel paylaşım teşekkürler
Yazın için teşekkürler ^^
süper bi paylaşım olmuş çok teşekkür ederim…
Kaliteli insanlar ve düşünürler maalesef toplumlarda zor yetişirler..ve kendilerini zamanın özelliklerine görede anlatamzlar.. yalındırlar fakat farklı yourm ve düşüncelere sahiptirler.. bu açıdan korkut Börteçene beyi yaptığı çalışmalar ve örnek davranışlarından dolayı cidden tebrik etmek isterim.